Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2644 K.2025/4186
7. Hukuk Dairesi 2025/2644 E. , 2025/4186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/336 E., 2025/117 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; doğusu ... ve ... Yolu, batısı ... Tuzlası, kuzeyi orman arazisi, güneyi Karasu Deresi sınırlarında bulunan mera niteliğine sahip ... Yaylasının kadimden beri yaylacılık yaptıkları ... Köyünce kullanıldığını, davacı ... Köyünün davalı tarafı ile geçmişte birlikte yaptıkları iyiniyet anlaşması gereği muvafakate bağlı olarak zilyetlikleri söz konusu olduğunu, bu zilyetliğe bağlı olarak da köy halkı geçmişten bu zamana kadar bu merayı kullandığını, yaklaşık 3000 tane hayvanın bu merada otladığını, köy halkının da geçimini bu şekilde sağladığını ileri sürerek, ... Köyü, 1 37... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve Boğalı Yaylası olarak bilinen meraya davalı köyün el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde; ... Yaylasını kadimden beri davalı ... halkının kullandığını, Taşova Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/52 Esas, 1993/217 Karar sayılı kararı ile ... Köyünün ... Yaylasından men edildiğini ve bu hususta kesinleşmiş karar olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2023 tarihli kararıyla; dava tarihi itibariyle davacı tarafın meranın kendisine tahsisli olduğunu yahut kendisinin kadim hakkının bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacı Köy tarafından davalı Köy aleyhine açılan, ... Köyü 1 37... parsel sınırları içerisinde bulunan ve ... Yaylası olarak anılan meraya el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli kararı ile usul ve kanuna uygun karar nedeniyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, yargılama aşamasında ... Valiliği İl Mera Komisyonunun 14.11.2022 tarihli kararı ile dava konusu mera parselinin davacı Köye tahsis edildiğinin anlaşıldığı, davanın konusunun kalmadığını, İlk Derece Mahkemesince bu konuda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak meraya el atmanın önlenmesi istemine ilişkin konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taraflarınca dava konusu dosyanın her aşamasında 'ihtiyaç' ölçüsüne dayandırıldığını ve tanık anlatımları, toplanan bilgi ve belgelerden de bu durumun ispatlandığını,
2. Mahkemenin 'kadim yararlanma' odaklı değil 'ihtiyaç' odaklı hüküm kurması gerekirken eksik ve hatalı yorumlamada bulunarak hüküm tesis ettiğini,
3. Davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.