Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3298 K.2025/3774

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3298 📋 K. 2025/3774 📅 22.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3298 E.  ,  2025/3774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/367 E., 2024/482 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 360 ada 7 parsel ve 392 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 1/12’şer payının ... ve ... adına kayıtlı olduğunu, bu kişilerin kim olduğunun anlaşılamadığını, gerçekte varsa bile uzun yıllar önce ölmüş olabileceklerini belirterek, tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/6 hükmü gereğince taşınmazın Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.06.2015 tarihli kararıyla, kayıt malikleri "... oğlu ..." ve "... karısı ..." isimli şahısların ölme ihtimalinin yüksek olduğu, davacıların murisi tarafından taşınmazların davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreden fazla ve malik sıfatıyla zilyet olunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve 2019/2745 Esas, 2021/3380 Karar sayılı kararıyla; kayıt maliklerinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olup kanun anlamında tanınan ve bilinen kişiler oldukları, tapu iptali davalarında davanın, kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği, Mahkemece kayıt malikinin ölmüş olması sebebi bakımından yeterli araştırma yapılmadan, kayıt maliki “... oğlu ...” ile “... karısı ...” isimli şahısların ölme ihtimalinin yüksek olduğu gerekçesiyle ve taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, öncelikle Hazine de hasım gösterilmek suretiyle kayıt malikleri ... ve ...’nın mirasçılık belgesinin alınması için davacılara süre verilerek, mirasçılık belgesinde belirlenecek mirasçılara göre taraf teşkilinin sağlanması, mirasçı bırakmadan ölmesi ve 4721 sayılı Kanun'un 501. maddesi gereğince Hazinenin mirasçı olması hâlinde dayanılan sebebe göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğinin gözetilmesi, toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, kayıt malikleri "... oğlu ..." ve "... karısı ..." isimli şahısların ölme ihtimalinin yüksek olduğu, davacıların murisi tarafından taşınmazların davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreden fazla ve malik sıfatıyla zilyet olunduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvurusunda; bozma gereğinin yerine getirilmediği, kayıt malikinin mirasçısı bulunmaması hâlinde son mirasçının Hazine olduğunu, taşınmazın Hazine adına tescilinin gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 713/2 hükmünde belirtilen ölüm ve bilinmeme hukuki sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulmakla birlikte, bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kayıt maliklerinin mirasçılık belgelerinin düzenlenmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine açılan davaların bu kişilerin gerçekte yaşayıp yaşamadığının belirli olmadığı, gerçekte yaşayıp yaşamadığının belirli olmayan kişiye mirasçılık belgesi verilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, önceki bozma ilâmında açıklandığı şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın, tekrar kayıt maliklerinin ölme ihtimalinin yüksek olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarından; tespite dayanak olarak 1935 ve 1975 tarihli eski tapu kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtların edinme sebebi sütununda kayıt malikleri arasındaki intikallerin açıklandığı görülmektedir. Önceki bozma ilâmında belirtildiği üzere, “Ocak 1935 tarihli ve 430 numaralı tapu kaydına göre taşınmazın ... ve ... adına 1/12’şer payla malik olduğu belirtilerek adlarına tespit yapılıp, tespit 06.11.1980 tarihinde kesinleştiğinden, kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, kanun anlamında tanınan ve bilinen kişilerden oldukları” açıktır.
O hâlde Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle yukarıda belirtilen kayıtlar da incelenerek tapuda kayıt maliki olan ... ve ...’nın kimlik bilgileri hakkında detaylı araştırma yapılması, Hazine hasım gösterilmek suretiyle tapuda kayıt maliki olan ... ve ...’nın mirasçılık belgesinin alınması için davacılara süre verilmesi, mirasçılık belgesinde belirlenecek mirasçılara göre taraf teşkilinin sağlanması, mirasçı bırakmadan ölmesi ve 4721 sayılı Kanun'un 501. maddesi gereğince Hazinenin mirasçı olması hâlinde dayanılan sebebe göre 3402 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğinin gözetilmesi, toplanacak deliller bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.