Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/188 K.2025/3762

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/188 📋 K. 2025/3762 📅 18.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/188 E.  ,  2025/3762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1451 E., 2024/1465 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/107 E., 2023/338 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın 14.02.2017 tarihinde öldüğünde terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek; borca batıklığın ve mirasın hükmen reddedilmiş olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın murisin tüm mirasçıları tarafından açılması gerekip aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, öncelikle bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; davanın kabulü için yasal şartların oluşmadığını, eldeki davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup Mahkemece aksi kanaatte olunması hâlinde müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi, anılan giderlerin karşı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekili; davacıların murisin borçlarından kurtulmak amacını içeren davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...Karadeniz Vergi Dairesi Müdürlüğüne olan 704,24.-TL borcun 18.05.2018 tarihinde ödenmesi açısından yapılan değerlendirmede; davacı mirasçılar tarafından ödendiği ileri sürülen borç miktarının tereke pasifine göre cüz'i bir miktar olup, mirasçıların kendi malvarlığından ödemiş olmalarına göre ödeme işleminin olağan işlemlerden olacağı ve terekeyi kabullenme olarak değerlendirilemeyeceği, murisin ölümü tarihinde terekesinin borca batık olduğu ve ... bank aleyhine mirasın hükmen reddi davası açılmış ise de, murisin bu bankaya bir borcu bulunmadığı ve husumet yöneltilemeyeceği; davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği ve bilmesinin mümkün olmadığı, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verildiği göz önünde bulundurulduğunda yargılama giderinden davalının değil davacının sorumlu tutulması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacılar murisi......'ın terekesinin ölümü anında borca batık olduğunun tespitine, terekenin borca batık olması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 hükmü uyarınca yasal mirasçı olan davacıların mirası hükmen reddetmiş sayılmalarına, davanın ... bank A.Ş. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalı sıfatıyla davada yer alan ... bank A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilerek lehine de 17.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilirken davacılar lehine ise vekâlet ücreti takdir edilmediğini, kararın hatalı olup müvekkillerinin muris adına herhangi bir ödeme yapmadıklarını, ödemenin kim tarafından yapıldığına ilişkin ne Vergi Dairesi kayıtlarında ne de dava dosyası içerisinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığını, müvekkillerinin murisin terekesini kabullenmediklerini, söz konusu ödemeyi müvekkillerinin yaptığı yönündeki mahkeme tespitinin ve bu yöndeki gerekçesinin hatalı olduğunu, her ne kadar ... bank A.Ş. gerekçe ve hükümde davalı olarak belirtilmiş ise de, dosya incelendiğinde görüleceği üzere davanın önce ... Varlık Yönetim A.Ş. ye ikame edilip yargılama aşamasında ara karar uyarınca ... bank A.Ş.'nin davaya dahil edildiğini, bu durumda, hakkında usulüne uygun dava bulunmayan banka hakkında hüküm kurularak davanın husumetten reddi ve lehine vekâlet ücreti takdirinin doğru olmadığını, davanın kabulüne rağmen lehlerine hiç vekalet ücretinin takdir edilmemiş olmasının da yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; mirasın hükmen reddi karinesinin uygulanabilmesi için mirasçıların mirası kabul etmemeleri veya kabul edildiğini gösterir davranışta bulunmamaları gerektiğini, miras bırakanın 14.02.2017 tarihinde vefat ettikten sonra Karadeniz Vergi Dairesi Müdürlüğüne olan 704,24 TL borcun 18.05.2018 tarihinde ödendiğini, bu durumun bile tek başına mirasın kabul edildiğini gösterdiğini, Medeni Kanunun en temel ilkesi olan dürüstlük kuralının gereği olarak, mirasçılarca mirasın kabul edildiğine dair davranışlar sergilenmesi durumunda mirasın hükmen reddine ilişkin talebin haklılığının ortadan kalacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; terekenin borca batıklığı iddiasına dayalı olarak mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.