Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2915 K.2025/3674

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2915 📋 K. 2025/3674 📅 16.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2915 E.  ,  2025/3674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/742 E., 2023/2307 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1 E., 2022/484 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı asil ile vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İzmir ili, Bayraklı ilçesi, ... Mahallesi, 40008 ada 1 parsel, 12. kat, 59 ve 60 numaralı bağımsız bölümlerin birlikte alındığını, 28.10.2014 tarihli talimat ve muvafakat başlıklı belge ile kendisi tarafından alınan ½ hissenin davalıya devredilmesine muvafakat verdiğini, buna karşılık davalı tarafın da ... Rezidanstaki 1/2 hissesini davacıya devredeceğini, bu nedenle vekâlet verdiğini, ancak davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesine rağmen, davalının kötü niyetli olup davacıyı kandırdığını, vekâletten azlettiğini, 40008 ada 1 parsel, 12. kat, 59 ve 60 numaralı bağımsız bölümlerdeki 1/2 hisselerin bedelsiz devredildiğini, aldatma nedeniyle işlem yapılmasından dolayı dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile 1/2 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümlerin müvekkili tarafından satın alındığını, 28.10.2014 tarihli talimat ve muvafakat başlıklı yazıya istinaden davanın konusunun kalmadığını, davacının hataya düştüğünün kabul edilemez olduğunu, iptali istenilen işlemin tarafı da olmadığını, iradesi sakatlanan kişinin söz konusu hukuki işlemin tarafı olması gerektiğini, davacının hata olduğu iddia edilen işlemde taraf olmadığını, davacının vekâlet verildikten sonra azli gerçekleşene kadar işlem yapma imkânı olduğu hâlde işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 40008 ada 1 parsel, B Blok, Kat 12, 7 ve 8 No.lu bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını aynen tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, davalının önce vekâlet verip sonra vekâletten azlettiğini, hileli işlemlerle davacıyı aldattığının tanık beyanlarıyla da ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hata ve hile nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.