Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/50 K.2025/3568
7. Hukuk Dairesi 2025/50 E. , 2025/3568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/175 E., 2024/1746 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/244 E., 2023/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile müteveffa ...'ın .... Noterliğinde 02.07.2001 tarihli ve ... yevmiye No.lu ölünceye kadar bakma akdi yaptıklarını, müvekkilinin bakım borcunu yerine getirdiğini, müteveffanın 2 adet dairesi olduğunu, bakım alacaklısının .... Noterliğinin 20.08.2007 tarih, ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ve dava konusu taşınmazları davalı ...'e 07.09.2007 tarihinde devrettiğini, yapılan devrin muvazaalı olduğunu, davalı ...'in 5 ve 6 No.lu bağımsız bölümleri 3/5 hissesini dava dışı ...'a aralarında yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca aynı gün devrettiğini, müteveffanın ölünceye kadar bakma akdini feshettiği ve taşınmazları davalı ...'e devrettiği tarihlerde fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek; İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, 9145 ada 1 No.lu parselde kayıtlı 5 ve 6 No.lu bağımsız bölümün asıl davada ... adına kayıtlı 2/5 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, birleştirilen davada ... adına kayıtlı 3/5 hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıyla yapılan sözleşmenin ... tarafından iptal edildiğini, müteveffanın bu yeri kendisine sattığını ve bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporları ile ...'ın tasarruf yaptığı 02.07.2001, 07.09.2007 ve sözleşmeyi feshetmek için gönderdiği ihtarname tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğunun sabit olduğu, davacının müteveffa ...'ın mirasçısı olmadığından muris muvazaası nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescilinde bulunmasının mümkün olmadığı, her ne kadar davacı tanıklarının beyanları ile müteveffaya davacı tarafından eksiksiz olarak çok iyi bir şekilde bakılıp gözetildiği ifade edilmiş ise de, müteveffanın sağ iken mahkeme huzurundaki beyanları ile bakım sözleşmesi borçlusu tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediği, davacı tarafından müteveffaya ölünceye kadar bakılmadığının da sabit olduğu anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleştirilen dava yönünden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihtarnamenin “feshettim” şeklinde bir beyan içermediğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tek taraflı feshinin mümkün olmadığını, müteveffa ...'ın etki veya yönlendirilme sonucu sözleşmeyi feshedeceğine ilişkin beyanda bulunduğunu, dosya içeriğinde mevcut olan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 28.01.2008 tarih 000583 sayılı sağlık kurulu raporundan da anlaşılacağı üzere ...’ın davalı ...’e dava konusu tapuların devredildiği tarihte ehliyetinin olmadığının anlaşılmasına rağmen Mahkemece bu raporun hiç bir değerlendirmeye tabi tutulmadığını, takipsiz bırakılmış bir yargılamadaki beyanların bu yargılamada gerekçe yapılmasının hukuki olmadığını, muris muvazaası hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmasına rağmen yerel Mahkemece bu yönde hataya düşüldüğünü, tapuda “satış” görünen ancak davalı ifadesine göre “bağış” işlemi olan tapudaki bu hukuki işlemin muvazaalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, bakım alacaklısı hakkında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 28.01.2008 tarih 000583 sayılı sağlık kurulu raporunun Adli Tıp Kurumu'nca düzenlenen raporda bahsi geçtiği ve ...'ın uyuşmazlığa konu hukuki işlemleri yaptığı sırada fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda dikkate alındığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.