Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/10 K.2025/3596

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/10 📋 K. 2025/3596 📅 11.09.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/10 E.  ,  2025/3596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1013 E., 2024/2259 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/175 E., 2021/865 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 173 ada 10 parselde kayıtlı olan taşınmazda tarafların yarı yarıya intifa hakkına sahip olmalarına rağmen davalının müvekkiline intifa hakkını kullandırmadığını, taşınmazın yazlık olarak kiraya verildiğini belirterek 2016 yılı Ağustos ayından itibaren her ay için son günden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın noterde düzenlenen muvafakatname ile dava konusu taşınmazdaki intifa hakkı gelirlerinin tamamını müşterek çocukları ...'a yatırılmasını kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; .... Noterliğinin 07.07.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile davacının dava konusu taşınmazın kiraya verilmesi ve kira bedelinin tarafların müşterek çocukları olan ... adına yatırılmasına muvafakat ettiği, davalı tarafça dava konusu taşınmaz kiraya verilmiş ise de verilen muvafakatname nedeniyle davalı tarafın kötüniyetli zilyet olduğunun söylenemeyeceği, her ne kadar davacı vekili irade fesadına ilişkin iddiada bulunmuş ise de; bu hususa ilişkin hiç bir delil sunulmadığı veya muvafakatnamenin iptaline ilişkin dava açılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davacının boşandığı eşi olan davalının dava konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi 173 ada 10 parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında intifa hakkı sahibi oldukları, dava konusu taşınmazın tarafların müşterek çocukları adına tapuda tescilli olduğu; .... Noterliğinin 07.07.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile; davacının dava konusu taşınmazın kiraya verilmesi ve kira bedelinin müşterek çocukları olan ... adına yatırılmasına muvafakat ettiği ve davalı tarafından dava konusu taşınmazın kiraya verildiği; bu durumda davacının muvafakati üzerine kiraya verilen taşınmaz yönünden davacının ecrimisil talep etme koşulları oluşmadığı ve davacının muvafakatnamenin verildiği sırada iradesinin fesada uğratıldığı iddiasının da ispatlanamadığı tespiti ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Muvafakatnamenin müvekkilin iradesi fesada uğratılarak alındığını, bu hususta delil toplanmadığını,
2. Davacının açtığı dava ile muvafakatnamedeki iradesinin geri alındığının hukuken yorumlanması gerektiğini,
3. İstinaf merciinin incelemesi için muvafakatnamenin verilmesindeki irade fesadına ilişkin delillerin sunulduğunu ancak değerlendirilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, intifa hakkından kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.