Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2318 K.2025/3110

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2318 📋 K. 2025/3110 📅 19.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2318 E.  ,  2025/3110 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1055 E., 2025/390 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/145 E., 2023/438 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ... 'ın 26.07.2017 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından ... Noterliğince düzenlenen 15.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetname ile ... numaralı ticari plaka ve üzerinde takılı aracın davalı ...'a bırakıldığını, ancak murisin o tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığını, davacıların Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/499 Esas sayılı dosyası ile muris adına vasi tayin edilmesi için dava açtıklarını ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin kendi rızası ile vasiyetname düzenlediğini ve vasiyetname düzenlendiği tarihte murisin ehliyetinin tam, akıl sağlığının da yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "muris ... 'a ait tüm tıbbi belgelerin, kullandığı ilaçların, hastane kayıtlarının, düzenlenen raporların, ilgili bilgi ve belgelerin getirtilerek Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulundan alınan 21.03.2023 tarihli rapor uyarınca, muris ... 'ın işlem tarihi olan 15.07.2016 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun olduğu görüşünün bildirildiği görülmekle, muris ... 'ın vasiyetnamenin düzenlenme tarihi itibariyle ehliyetli olduğu anlaşıldığından, ehliyetsizlik iddiasına dayalı davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Adli Tıp Birinci Üst Kurulunca düzenlenen 21.03.2023 tarih 191 karar sayılı rapora göre miras bırakanın vasiyetname tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunmadığı, vasiyetnamenin iptaline yönelik irade sakatlığı iddialarının dinlenen tanık beyanları nazara alındığında kanıtlanamadığına göre yerel mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali davasının murisin ehliyetsizliği ve aldatılması nedenleriyle açılmış olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesinin aldatılma konusunu dikkate almadığını, sadece ehliyetsizlik açısından inceleme yaptığını, tam teşekküllü devlet hastanelerinden alınan raporların murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını gösterdiğini, murisin ticari aracını hem vasiyet etmesi hem de vasiyet ettiği aynı ticari aracın satışını ...'a yapması için ...'e vekâlet vermesinin murisin aldatıldığını ve ayırt etme gücünün olmadığını gösterdiğini, Adli Tıp Kurumunun ehliyet konusunda hazırladığı mütalaanın oluşturulmasında dikkate alınan rapor ve belgelerin doğru bir mütalaanın hazırlanması için yeterli olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı taraf dava dilekçesinde irade fesadına dayanmadığına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.