Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4986 K.2025/3099

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4986 📋 K. 2025/3099 📅 18.06.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/4986 E.  ,  2025/3099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1059 E., 2024/1813 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/175 E., 2024/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada ... numaralı parselde kayıtlı bulunan taşınmazın müvekkili ... Köyünün merası ve idari sınırları içerisinde olan bir taşınmaz olduğunu, ancak 2006 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın sehven ... Köyünün çalışma alanında kaldığını, davalı ... Köyünün kullanım hakkı müvekkili Köye ait olan köyün idari sınırları içerisinde kalan mera alanlarına müdahale ettiğini, köy hudutnamesinde belirtilen sınırlar incelendiğinde dava konusu parselin ... Köyü sınırları içerisinde kaldığının anlaşılacağını beyanla ... ada ... No.lu parselin ... Köyü merası olarak tespiti ile davalı ... Köyünün müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asli Müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu ... parsel ... No.lu parselin kadimden beri kendi köyleri olan .... Köyünün idari sınırlarında kaldığını, parselde bulunan yapılar ve etrafının taraflarınca kullanıldığını beyanla asli müdahale taleplerinin kabulü ile taşınmazın ... Köyü adına mera olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... ada ... parsel numaralı taşınmazın mera niteliğinde olduğu ve kadimden beri davalı köylüler tarafından hayvan otlatılması ve yaylak olarak kullanıldığını, dava konusu yerin 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit ve tescil edildiğini, aynı merayla alakalı Bingöl Valiliği Mera komisyonunun 2013 tarihli kararı ile taşınmazın ... Köyü Tüzel Kişiliğine tahsis edildiğini, 24.07.1937 tarihli köy hudutnamesinde bu mera alanının ... Köyü idari sınırları içerisinde kaldığının açıkça belli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; her ne kadar davacı ve asli müdahil tarafından, davalı ... Kişiliğine tahsis edilen ... ada ... No.lu parselin kendilerine ait mera alanı olduğu iddia edilmişse de; tüm dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı ... Kişiliğinin 9.890,92 dekar mera alanının olduğu, otlatma kapasitesi ve hayvan sayılarına göre 16.361,45 dekar mera alanına ihtiyacının olduğu, söz konusu köyde ihtiyaç fazlası mera, yaylak, kışlak, otlak ve umuma açık çayır bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu meranın kadimden beri davacı Köy tarafından kullanıldığını, sehven davalı Köy sınırlarına dahil edildiğini, Mahkemenin yanlış niteleme ile davayı, köylerin meraya ihtiyacına göre değerlendirip hüküm kurduğunu,
b. 1937 tarihli köy hudutnamesine göre dava konusu mera parselinin davacı köy sınırları içinde kaldığını,
c. Davalı Köyün kadastro çalışmaları öncesinde dava konusu yerde hiçbir kullanımının olmadığını,
d. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
e. Kesin hüküm oluşturduğu iddia edilen Solhan Kadastro Mahkemesinin 2016/13 Esas sayılı dosyanın kadastro tespitine itiraz davası olduğunu, alınan mahalli bilirkişi beyanlarında davacı Köyün de merayı kullandığı hususunun anlatıldığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu mera vasıflı taşınmazın kadimden beri müdahil köy sınırları içinde bulunduğunu,
b. Solhan Kadastro Mahkemesinin 2006/13 Esas sayılı dosyasındaki tanık beyanlarından, taşınmazın köylerinin tasarrufunda olduğunun ortaya çıktığını,
c. Dava konusu yerin davalı Köy sınırları içinde belirtilmesinin tek başına yararlanma hakkı vermediğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; mera komisyon kararının iptali ve aidiyetinin tespiti ile el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.