Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4599 K.2025/3049
7. Hukuk Dairesi 2024/4599 E. , 2025/3049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2099 E., 2024/2354 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/106 E., 2024/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız olarak, davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu, dava dışı paydaş ...'un adına ... ada ... parseldeki 13/40 payını 7.900.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, yine davaya konu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 8.100.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, davalı taraf, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmasını engellemek amacıyla tapuda satış bedelini fahiş olarak yüksek gösterdiğini, davalı tarafça bedelde muvazaa yapılması nedeniyle dava değerinin bilirkişi raporu neticesinde artırmak üzere depo kararı verilmesine, ön alım hakkına dayalı olarak davaya konusu taşınmazlardaki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının satış bedelini bildiğini, belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının muvazaa iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazlardaki payları satın alacak sosyo-ekonomik durumda olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacının da paydaşı bulunduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda 13/40 payı 26.12.2022 tarihinde 7.900.000,00 TL bedelle, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda 1/2 hissesini 8.100.000,00 TL bedelle satın aldığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının bedelde muvazaa iddiasına yönelik olarak yapılan keşif, bilirkişi incelemesi ve dinlenen tanık beyanlarına göre bedelde muvazaanın davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının ön alım hakkına sahip olduğu ve yasal süresi içerisinde ön alım davasını açması nedeniyle ön alım bedelinin satış bedeli ve alıcıya düşen tapu giderlerinden ibaret olduğu, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin tapudaki satış işleminde satış bedelinin ve masrafları ile birlikte ön alım hakkı bedelinin 16.320.000,00 TL olduğu, bu miktarın davacı tarafça Mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarınca banka kayıtları ve ödemelerin muvazaa iddialarına yönelik delil olarak gösterildiğini, bu kayıtlara ilişkin olarak Mahkemece banka kayıtlarındaki hareketleri incelemeden karar verildiğini, müvekkilinin muvazaa işleminin tarafı olmaması nedeniyle muvazaa iddiasını her türlü delille kanıtlayabileceğini, dava dilekçesinde banka kayıtlarının delil olarak gösterildiğini, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, taşınmazın satışından haberdar olduğunu, Mahkemece bu hususa ilişkin araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacının satıştan çok önce haberdar olması nedeniyle hak düşürücü sürenin satıştan önce başladığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafça ıslah veya bedel artırımı da yapılamadığını, taşınmazın güncellenmiş satış bedeli üzerinden depo kararı verilmesi gerektiğini, taşınmazın güncel bedelinin ise çok daha yüksek olduğunu, dosya kapsamında sundukları hukuki mütalaaya göre davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.