Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4695 K.2025/2996
7. Hukuk Dairesi 2024/4695 E. , 2025/2996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2379 E., 2024/2432 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/136 E., 2024/183 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi sakinleri olarak kadastro tespiti sırasında orman parseli vasfı ile tescil edilen taşınmazdan çıkan kaynak suyunu ... Mahalle mevkiinde yapılan bir depoda başka kaynaklardan getirdikleri kaynak suları ile birleştirerek davalılar da dâhil tüm köy halkının bu suyu birlikte kullandığını, davalıların ise 2021 yılı içinde depoya gelen su borusuna "T" diye tabir edilen bir aparat bağlayarak; su daha depoya girmeden kendi şahsi ihtiyaçları için kullanmaya başladıklarını, böylelikle davalıların hem bütün köyün kullandığı sudan istifade ettiğini, hem de "T" diye tabir edilen bir aparat bağlayarak kendilerine şahsi su sağladıklarını, kendilerine gelen suyun azaldığını, ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirterek davalıların depoya akan suya boruya harici bağlantı yapmak suretiyle oluşturduğu müdahalenin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kaynak suyunun orman parseli kapsamında kalmadığını, söz konusu taşınmazı uzun yıllardan beri davalılardan ... ve murislerinin fındık bahçesi olarak kullandığını, davalıların evinin bulunduğu yerin yüksekte, davacıların evinin bulunduğu yerin ise alçakta olduğunu, davalıların sudan yeterli şekilde yararlanamadıklarını, suyun çamaşır makinelerini çalıştırmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişi raporlarında her ne kadar suyun çıktığı arazinin sınırlarını aşarak akarsu oluşturacak miktarda bir debiye sahip olmayan özel su olduğu belirtilmiş ise de suyun doğal yollar ile yeryüzüne çıktığını, 4 kişilik aileden oluşan 16 hanenin aylık su ihtiyacını karşılayabileceği ayrıca 288 kişinin ihtiyacı olan su miktarını karşılayabileceğinin belirtildiği, bu hâliyle kaynak suyunun kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide olduğu kanaatine Mahkemece varıldığı ve malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası da olduğu anlaşıldığından genel su olarak kabul edilmesinin gerektiği, komşuların da yararlanabileceği, bunun yanında kaynak suyu tapulu olmayan araziden (örneğin mera, orman vb.) çıkıyorsa suyun debisine bakılmaksızın genel su olacağı, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapu da kayıtlı olduğu, 2000 yılından beri davalı ...’ın kullanımında olduğuna ilişkin şerh bulunduğu da birlikte değerlendirildiğinde dava konusu suyun yeryüzüne kendiliğinden çıkması ve debisi ile taşınmazın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu hususları göz önünde bulundurularak genel su niteliğinde kaynak suyu olduğu kanaatine varıldığı” gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davalılar tarafından yapılan suya vaki el atmanın önlenmesine, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişilerinin 06.02.2023 tarihli raporlarında (A) harfi ile gösterilen yerden çıkan suyun (C) harfiyle gösterilen ana depoya ulaşımını engelleyen (B) harfiyle gösterilen ve davalılar tarafından yapılan plastik su deposunun eski hâle getirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukanda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı ...’ın zilyetliğinde olduğunu, tapu kaydında 2000 yılından beri ...’ın kullanımında olduğuna dair muhdesat şerhi bulunduğunu, 2/B için idareye başvuru yaptığını ancak henüz sonuçlanmadığını, suyun genel su mu yoksa özel su mu olduğuna ilişkin niteliğinin belirlenmesi açısından bu başvurunun bekletici mesele yapılması gerektiğini,
2. Mahkemece bilirkişi raporlarının aksine hüküm tesis edildiğini,
3. Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, 1 ve 2. su kaynağının debisinin ve bu suların kaç kişinin ihtiyacını karşılayacağının araştırılmadığını,
4. Tanık beyanları ile iddialarının ispatlandığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.