Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/9968 K.2023/4556
1. Hukuk Dairesi 2021/9968 E. , 2023/4556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/326 E., 2021/1550 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/285 E., 2020/118 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dilekçesinde; ... İli, ... ilçesi, ... Yaylası köyünde bulunan 117 ada 38 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken şartları oluşmadığı halde davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini, mera niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise mera olarak özel siciline kaydını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın mera vasfı taşımadığı, 50 yılı aşkın süredir davalılar ve murisleri tarafından tarla vasfıyla kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayandığını, taşınmazın tevzi komisyonu çalışmasında parsel numarası verilerek Hazine adına tescil edilmesine rağmen kadastro tesbiti sırasında tablendikatif listesi ve eski tapu kayıtları dikkate alınmaksızın vatandaşlar adına tespit edildiğini, soyut, dayanaksız, gerekçesiz yerel bilirkişi beyanları ile bilirkişi raporlarına dayanılarak usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, Hazineye ait arazilerde zilyetlikle hak iddia edilmesinin mümkün olmadığını, mahalli bilirkişilerin yaşları dikkate alındığında Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarından geriye doğru iktisap sağlayan süreye ilişkin zilyetliği bilmelerinin mümkün olmadığını, mahalli bilirkişilerinin aynı köyde doğmaları nedeniyle beyanlarının taraflı olma ihtimali dikkate alındığında hükme esas alınmalarının kabul edilemeyeceğini, belirtmelik tutanak tanıklarının sağ olup olmadıklarının araştırılmadığını, taşınmazın eğiminin yüksek olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hazine tarafından tapu kaydına dayalı olarak açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılması nedeniyle dinlenme olanağı bulunmadığı, davacı idarenin mera iddiasını ise ispat edemediği, çekişmeli taşınmazın tarla vasıflı taşınmazlardan olduğu, dava konusu taşınmaza komşu olan parsellerin de aynı nitelikte olduğu, dava konusu taşınmazla ilgili mera yaylak ve kışlak çalışması bulunmadığı gibi usulünce yapılan mera araştırmasında da dava konusu taşınmazın kadim mera niteliğinde olmadığının belirlendiği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, taşınmazın mera niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde ise mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü, 14 üncü, 16/B, 20 nci maddeleri, 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 713/1 ... maddesi,
2. Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli, 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı,
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.1991 tarihli ve 1991/8-427 Esas, 1991/544 Karar; 10.05.2006 tarihli ve 2006/8-240 Esas, 2006/292 Karar; 14.11.2012 tarihli ve 2012/7-485 Esas, 2012/788 Karar; 19.11.2014 tarihli ve 2013/8-1321 Esas, 2014/939 Karar sayılı kararları
4. ... ; ... Hukukunda Mera Yaylak ve Kışlaklar, Ankara, 2. Bası 1980, s. 37 vd.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda Kars İli, Kağızman ilçesi, Günindi Yaylası köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 38 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Gülfinaz Kayar, ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j. bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.