Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1513 K.2025/2602
7. Hukuk Dairesi 2025/1513 E. , 2025/2602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2024/186 K.
Mahkemece kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 153 parselin bir kısmını davalıların murisi ... ... ... ve ...’den 1984 yılında satın aldığını belirterek 1644 m2’sine yönelik tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, 29.03.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile dava türünü, tapu iptal tescil ve taşınmaz üzerinde bulunan yapının davacıya ait olduğunun tapuya şerh edilmesi olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... mirasçıları; satışta resmi şekil şartı gerçekleşmediğinden geçersiz olduğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Yargılama sırasında bir kısım davalılar davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.01.2015 tarihli ve 2011/7 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararı ile davanın tapu iptal ve tescil talebi yönünden reddine, bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen dubleks daire ve havuzun davacıya ait olduğunun tespiti ile bu hususun tapu kütüğüne şerh edilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 20.01.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/4328 Esas, 2020/8174 Karar sayılı kararıyla dava konusu 153 parselin kadastro çalışmaları sırasında 29.08.1980 tarihinde davalı olarak tespit edildiği, İskenderun Tapulama Hakimliğinin 1961/11 Esas ve 1983/121 Karar sayılı ilamı ile paylı olarak davalıların murisi ... ... ..., ... ve dava dışı üçüncü kişiler adına tesciline karar verilerek kararın 29.01.1988 tarihinde kesinleştiği, davacının dava konusu yerin bir kısmını 01.07.1984 tarihinde paylı maliklerden olan ... ... ...’den, bir kısmını ise 12.11.1984 tarihinde ...’den harici senetle satın aldığı, dayanak satış senedi, tespit sonrası tescil öncesi bir tarihe karşılık geldiğinden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin burada uygulanmayacağı, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nin 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olduğu, satış ve devirlerin her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu, bu nedenle mahkemece taşınmazın başında keşif yapılarak taraf tanıklarının dinlenmesi, satış senedi aslı getirtilerek keşifte uygulanması, taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği, ayrıca bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağından ve eda davası açılabilen durumlarda tespit davası açılamayacağından davacının tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuş, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacının 01.07.1984 tarihinde adi yazılı sözleşme ile ... ... ...'in dava konusu taşınmazdaki hissesini, 12.1./1984 tarihinde ...'in dava konusu taşınmazdaki hissesini satın aldığı, toplam 1.650 metrekare alanın satın alındığı, dinlenen tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla davacının dava konusu yeri ev ve bahçe olarak sürekli olarak kullandığının belirtildiği, keşifte ve fen bilirkişi raporunda 1.600 metrekarelik alanı davacının kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4581 ada 10 parsel (eski 153 parsel) sayılı taşınmazın 20.11.2023 düzenleme tarihli (A) harfi ile gösterilen 1.600 m2'sinin kaydının muris ... ... ..., ...'nin mirasçıları olan davalıların hissesi üzerinden iptaliyle taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalılar üzerinde ipkasına, davacının binanın tapuya şerh verilmesi isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 28.01.2025 tarihli ek kararı ile davalılar ... ve diğerleri vekili Av. ... tarafından hükmün süresinde temyiz edildiği, temyiz posta giderlerinin ve eksik harcın tamamlatılması konusunda 18.12.2024 tarihinde tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığı gerekçesiyle HMK'nin 344/1 maddesi gereğince bir kısım davalılar ... ve diğerleri vekili Av. ...'in temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesi verilirken 2.535,00 TL harç ve 500,00 TL posta gideri mahkeme veznesine depo edildiğini, mahkemece toplamda ek olarak 11.972,04 TL daha harç ve masraf yatırılması için muhtıra tebliğ edildiği, yatırılmaması sebebiyle temyizden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinin açıkça AYM ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması anlamına geldiğini, ayrıca muhtırada yazılı tutar fazla olduğunu, somut olayda birden çok davalı olup temyiz masrafları paylarına göre yüklenmesi gerekirken tüm posta giderinin kendilerinden istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, harç tutarının da paylara göre hesaplanmadığını, hatalı muhtıraya sonuç bağlanamayacağını belirterek ek kararın kaldırılmasını ve davacının ıslah ile davasını tespite çevirdiğinden tescil kararı verilmesinin hatalı olduğunu, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, satış senedinin zemine uygulanmadığını, yalnız tanık beyanlarına göre karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırmayla tanık beyanlarına göre karar verildiğini, taraf teşkili sağlanmadığını, kadastro öncesi sebebe dayanıldığından on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescili ile tapuya şerh verilmesi istemine ilişkindir.
1.Somut olayda, davacı dava konusu taşınmazın 410 m2 ve 825 m2’sini ... ... ...’den, 408 m2 ve 825 m2’sini de ...’den ayrı ayrı satın aldığı iddiası ile mirasçılarına karşı tapu iptal tescil davası açmış, mahkemece davanın kabulüne, A harfli 1600 m2’lik yerin iptali ile davacı adına tesciline, dava değeri muhdesatın toplam değeri olan 374.741,03 TL üzerinden alınması gereken 25.598,56 TL harçtan daha önce yatırılan kısmı mahsup edilerek kalanın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, tapu iptali ve tescil talebini aynı dava dilekçesinde hem ... ... ... hem de ... mirasçılarına karşı ileri sürmüştür. Davacının talepleri yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup bu durumda her talep (dava) birbirinden bağımsızdır ve ayrı ayrı ele alınması gerekir.
Tapu iptal ve tescil istemi taşınmazın aynına yönelik olup 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. maddesine göre nispi harca tabidir. Bu tür davalarda dava değeri, arz değeri ve bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatın toplam değeridir. Şayet üzerinde davacı tarafından meydana getirilen muhdesat var ise değeri dava değerine dahil edilmez. Somut olayda dava konusu taşınmaz tarla vasfında olup arz değeri yerine muhdesatın toplam değeri olan 374.741,03 TL üzerinden harç tamamlatılarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... ... mirasçıları ve Musa mirasçıları yönünden dava değeri ayrılmandan tek harca hükmedilmiştir.
Temyiz harcı, karar ve ilam harçlarının dörtte biri olup yukarıda anlatılan gerekçeyle karar ve ilam harcı hatalı olduğundan davalı ... ve diğerleri vekiline gönderilen muhtıra da usule aykırıdır. Bu sebeple temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2. Mahkemece Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/4328 Esas, 2020/8174 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına ve ilamda taşınmazın başında keşif yapılarak taraf tanıklarının dinlenmesi, satış senedi aslı getirtilerek keşifte uygulanması, taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen bozma gereği yerine getirilmeden, taşınmaz başında senet zemine uygulanmadan yalnız tanık beyanlarına göre karar verildiğinden ve dava konusu edilen m2 değeri üzerinden harç tamamlanmadan yargılama yapıldığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de mahkemece dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.600 m2 kaydının muris ... ... ..., ...'nin mirasçıları olan davalıların hissesi üzerinden iptaliyle taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de bu karar infazı kabil bir karar olmayıp metrekareye isabet eden pay oranlanmak suretiyle hüküm kurulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.