Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4082 K.2025/2589
7. Hukuk Dairesi 2024/4082 E. , 2025/2589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3673 E., 2024/1464 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/135 E., 2021/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; noterde düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmesi ile ... ...'in tapu tahsis belgesi ile sahip olduğu ... Mahallesi, 2260 ada 1 No.lu parselini 500.000,00 TL bedelle davacıya satmayı vadettiğini, bedeli nakden ve peşinen alarak taşınmazı davacıya fiilen teslim etmesine rağmen o tarihte yasal olarak tapuya tescilin mümkün olmadığını, gayrimenkulun tapusu çıkartılırken ... ...'in iki çocuğu olan davalılar ... ve ...'nün de paydaş olarak gösterildiğini, davalı ...'in payının bir kısmını diğer davalı ... İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.'ne muvazaalı olarak sattığını, 02.12.1993 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde belirtilen devir işlemlerine davalıların yanaşmadığını belirterek, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan arsa payının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; dava dilekçesinin açık olmadığını, iki ayrı tapu işlemi olduğunu, birinin tapu tahsis kapsamındaki yerin satışı diğerinin ise davalı ... ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında satış işlemi olduğunu, işlemin konusunun aynı olmaması sebebiyle dava arkadaşlığının olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin tapu kaydı olmayan bir taşınmaz için yapıldığını ve geçerliliğini kaybettiğini, taşınmazın davacıya hiç teslim edilmediğini, davacının satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihten bu yana herhangi bir talepte bulunmayıp tapu belgesine resmi olarak sahip olduktan sonra haksız kazanım elde etmeye çalıştığını, taşınmazın Ataşehir Belediyesinden satın alınması için gerekli masraflardan hissesine düşen kısmı ödeyemediği için 185,23 m²'lik hissesinin 1/3'ünü satmak zorunda kaldığını belirterek, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini, aksi halde dava taleplerinin haksız olması nedeniyle davanın esastan reddini istemiştir.
2. Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili; dava konusu taşınmazın davacıya fiilen teslim edilmediğini ve hiçbir zaman kendisi tarafından kullanılmadığını, davalı Şirketin davalılar ...'ten satın aldığı hissenin tapu tahsis belgesi kapsamında yer alan bir taşınmaz olmadığından satışa ilişkin tasarruf işlemi gerçek ve bedel karşılığında olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahsis belgesinin geçerli olduğu gerekçesiyle tapu tahsis belgesi kapsamında kalan kısımlar yönünden davanın kabulüne, tapu tahsis belgesi dışında kalan kısım yönünden ise davanın reddine, davalılar tarafından her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; taşınmazın davacının zilyetliğinde bulunduğu anlaşıldığından davalıların zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; davaya esas alınan satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, taşınmazın davacı zilyetliğinde olmadığı halde bu yöndeki kabulün de hatalı olduğunu, gerçekte davalı ...'in taşınmazda fiili zilyetliğinin bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili; davalı Şirkete yapılan satışın muvazaalı olduğunu, Şirket yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz karar harcının davacıya iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.