Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4105 K.2025/2499
7. Hukuk Dairesi 2024/4105 E. , 2025/2499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/538 E., 2024/992 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/335 E., 2024/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 16.11.2020 tarihli sözleşme ile 1649 ada 2 parsel, B Blok, 2 numaralı bağımsız bölümün davacıya satıldığını, 01.12.2021 tarihinde bağımsız bölümün tamamlanacağı ve tapu devrinin yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığını, satış bedelinin bir kısmının peşin ödendiğini, kalan ödemenin tapu devri sırasında yapılacağı hususunda anlaşmaya varıldığını iddia ederek dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu bağımsız bölümü satın almaktan vazgeçtiğini, sözleşmeden döndüğünü, yaptığı ödemeyi geri aldığını, ödemenin davacının istemi ile akrabasına yapıldığını, bakiye borcun ödenmediğini, bağımsız bölümün teslim tarihinin 16.11.2022 olduğunu, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu bağımsız bölümün davacıya satışı hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, ancak bu bağımsız bölümü dava ve keşif tarihi itibarıyla taahhüt edildiği şekilde davacıya teslim edilmediği, bununla birlikte Yargıtayın öteden beri uygulamasında alıcıya satış bedelini depo etmek üzere uygun bir süre verilmesi, satış bedeli depo edilirse edimler karşılıklı olarak bütünüyle yerine getirilmiş sayılacağından istemin hüküm altına alınması, aksi takdirde davanın reddi gerekeceğinin ilke olarak benimsendiği, davacının ödemesi gereken bakiye satış bedelini yatırması için davacıya süre verildiği, davacının süresi içerisinde bakiye satış bedelini depo ettiği, bu nedenle yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne; Sakarya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1649 ada 2 parsel, B Blok, 2 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, depo edilen bakiye satış bedeli olan 505.612,25 TL'nin karar kesinleşene kadar 3'er aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Kararın gerekçesinin yeterli olmadığını,
2. Davacının yaptığı ödemeyi geri aldığını, bakiye borcu ödemediğini,
3. Dairenin teslim tarihinin 16.11.2022 olduğunu,
4. Davacının sözleşmeden feragat ettiğini, davacıya yaptığı ödemenin kur farkı ile iade edildiğini, davanın kötü niyetle açıldığını,
5. Davacının ödemeyi iade alan akrabası hakkında müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu,
6. Karar tarihi itibarıyla dava konusu bağımsız bölümün kıymetinin belirlenerek, bu bedel üzerinden depo kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yap-satçıdan harici sözleşme ile bağımsız bölüm satın almaya dayalı dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.