Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4479 K.2025/2351
7. Hukuk Dairesi 2024/4479 E. , 2025/2351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1379 E., 2024/1479 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/560 E., 2024/57 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya birtakım kredilerin kullandırıldığını, müvekkilinin alacağını yasal yollardan tahsil edemediğini, davalının babasından kalan malvarlığına haciz konulduğunu, ancak sonrasında davalının murisinin mirasını reddettiğini, mirasın reddi iradesinin mal kaçırma maksatlı olduğunu, bu nedenle banka alacağının semeresiz kalma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve kanunda belirtilen hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2023/560 Esas, 2024/57 Karar sayılı kararındaki, “...davalının 14.02.2023 tarihinde mahkemeye müracaat ederek ‘mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğine’ dair beyanda bulunduğu, mahkemece 08.03.2023 tarihinde mirasın reddine dair kararın verildiği, Türk Medeni Kanunu'nun 617/1 hükmüne göre ret tarihi ile davanın açıldığı 07.09.2023 tarihi arasında 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği...” gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/1379 Esas, 2024/1479 Karar sayılı kararındaki "...mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyanın tutanakla tespit edilmiş olması koşuluyla sulh hakimine ulaştığı andan itibaren sonuç doğuracağı, mirasın bu tarihten itibaren reddedilmiş sayılacağı, ret tarihi ile davanın açıldığı 07.09.2023 tarihi arasında 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının mirasın reddine yönelik iradesinin mal kaçırma amacı güttüğünü,
2. Davanın yasal süre içinde açıldığını,
3. Kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesine göre mirasçı alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.