Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1106 K.2025/1883

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1106 📋 K. 2025/1883 📅 10.04.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1106 E.  ,  2025/1883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince tebligat ile eksikliklerin giderilmesi için dosyanın yerel mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Geri çevirme ilamı sonrasında yerel mahkemece 18.11.2024 tarihli ek kararla davalı tarafın temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalılar ile birlikte ... 406 ada, 77 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, tarafların taşınmazı rızaen paylaşmalarının mümkün olmadığını ileri sürerken taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiş; 03/05/2016 tarihli celsede taşınmaz üzerindeki muhtesat aidiyeti iddialarından vazgeçtiklerini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... davayı takip etmiş olup aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini, aksi halde davanın reddini talep etmişler, diğer davalılar davaya cevap vermemişler ve duruşmalara da katılmamışlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.06.2016 tarihli ve 2015/261 Esas - 2016/660 Karar sayılı kararıyla;
"...Davanın kabulüne, dava konusu..., 406 ada, 77 parselin tapu kaydındaki tüm yükümlülükleriyle birlikte açık artırma usulü ile satışı suretiyle taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesine..." karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...: Kararın hukuka aykırı olduğunu, takdir edilen vekalet ücretinin yüksek belirlenmiş olup tarifeye göre 900,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiğini, dava masrafları ve vekalet ücretinin orantılı paylaştırılmadığını, satışın nasıl yapılıp satış bedelinin nasıl dağıtılacağının da belirtilmediğini, paydaşların tapuda kayıtlı pay oranları üzerinden dağıtım yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Yerel Mahkemenin "Temyiz Başvurusunun Yapılmamış Sayılmasına" Dair Ek Kararı
Yerel Mahkemece 18.11.2024 günlü ek karar ile;
"...28.06.2016 tarih, 2015/261 Esas - 2016/660 Karar sayılı karara karşı, davalılardan ... tarafından sunulan dilekçe ile temyiz yoluna başvurulmuş ise de harç ve masraf yatırılmasına dair 25.06.2024 tarihinde muhtıra tanzim edilerek 31.07.2024 tarihinde davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın 1 haftalık kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, davalı ... 08/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ile gider avansının davacı tarafından yatırılması gerektiğini beyan etmiş ise de; harç ve giderlerin yatırılması başlıklı HMK'nın 344. maddesinde; 'İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır' hükmünün yer aldığı, Yargıtay kararlarının tebliği başlıklı HMK'nın 372/2. maddesinde ise; 'Tebliğ giderleri, temyiz dilekçesiyle birlikte, temyiz talebinde bulunandan peşin olarak alınır. Bu giderlerin ödenmemesi hâlinde 344. madde hükmü uygulanır' düzenlemesine yer verildiğinden, temyiz posta giderine ilişkin masrafların temyiz edenden alınması gerektiği gerekçesiyle; temyiz posta masraflarının tamamlatılmasına ilişkin muhtıraya rağmen 1 haftalık kesin süre içerisinde ilgili masraf yatırılmadığından HMK'nın 344. maddesi gereğince davalı tarafın temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
D. Ek karara karşı temyiz yoluna başvuran
Yerel Mahkemenin 18.11.2024 günlü ek kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
E. Ek Karara Yönelik Temyiz Sebepleri
Davalı ...; Yargıtay mahalline iade ilamı öncesinde verilmiş 28.06.2016 tarihli hükümle ilgili sürecin, temyiz süreciyle bir ilgisi olmadığını, ilk derece mahkemesinin eksik usuli işlemlerinden dolayı oluşmuş eksik gider avansının ve bu süreçle ilgili harç ve masrafların davacıdan alınması gerektiğinin 6100 sayılı HMK'da açıkça hüküm altına alınmış olduğunu, gider avansının yeterli olmadığının yargılama esnasında anlaşılması halinde davacıya iki haftalık kesin süre verilerek yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, Yargıtay mahalline iade ilamına göre yerel mahkemece gerekçeli kararın bazı davalılara usulüne uygun tebliğ edilmediğinin ve bazılarına ise hiç tebligat çıkarılmadığının tespit edildiği, tüm bu sebeplerle gider avansı eksikliğinin davacı tarafça karşılanması gerektiğini ileri sürerek; ek kararın kaldırılmasını, temyiz dilekçesinin kabul edilerek yerel mahkemece esasa ilişkin verilmiş olan 28.06.2016 tarihli kararın bozulmasını istemiştir
F. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 120. maddesi; "(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir" hükmünü emretmektedir. Aynı Kanunun 114. maddesinin “g” bendinde ise; gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, yine anılan Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrasında bu koşulun mevcut olup olmadığı hususunun kendiliğinden araştırılacağı, ikinci fıkrasında ise bu şartın noksanlığı tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. Mahkemece eksik olduğu anlaşılan gider avansının tamamlattırılması için HMK’nun 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte muhataba avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.
2-Somut uyuşmazlıkta yerel mahkemece ek kararla; "...temyiz posta masraflarının tamamlatılmasına ilişkin muhtıraya rağmen 1 haftalık kesin süre içerisinde ilgili masraf yatırılmadığından HMK'nın 344. maddesi gereğince davalı tarafın temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına..." hükmedilmiş ise de HMK’nın 120/2. maddesi gereğince davacıya verilecek kesin süre içerisinde yatırılmasının istenmesi ve yatırılmamasının sonuçlarının da ihtar edilmesi gerekirken yazılı şekilde ek karar verilmesi doğru değildir. Bu sebeple 18.11.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, hükmün esas yönünden temyizen incelenmesine geçilmiştir.
3-İncelenen, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve temyiz edenin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmış 28.06.2016 tarihli kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (F.1. ve 2.) bentte açıklanan nedenlerle; Mahkemenin 18.11.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
(F.3.) bentte açıklanan nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun 28.062016 tarihli kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 456,80 TL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.