Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3224 K.2025/1330

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3224 📋 K. 2025/1330 📅 06.03.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/3224 E.  ,  2025/1330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1826 E., 2023/1639 K.
DAVALILAR :1. ... vd. vekili Avukat ...
2....
İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/108 E., 2022/142 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında...Noterliğinin 21.05.1990 tarihli ve 4946 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede 1271 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan ......'ye isabet ettiğini, kardeşlerinden bir kısmının tapuyu devretmeye yanaşmadıklarını, noterden alınan taksim senedi ile birlikte taraflar arasında fiili taksimin de gerçekleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz hisselerinin sözleşme doğrultusunda tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyaya ibraz ettiği söz konusu taksim sözleşmesinin 1999 yılında yapıldığını, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde bunu tapuya işletmesi, şerh etmesi, resmî anlamda işlem yapması ve dava konusu taşınmazın tapu kaydını kendi adına çıkarmış olması gerektiğini, ancak davalının 22 yıllık süre zarfında bu konu ile alakalı hiçbir işlem yapmadığını, tapuya taksim sözleşmesinin gereğini işletmediğini, dolayısıyla yapılan sözleşmenin zamanaşımına uğradığını, ayrıca miras taksim sözleşmesi yapıldığı zaman mirasçılardan .....'nin (Uzun) o dönemde 18 yaşından küçük olduğunu...... (Uzun) yerine annesi...Filikçi'nin taksim sözleşmesini imzaladığını, kayyım tayin edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1938 doğumlu muris ...nin 12.01.1979 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak eşi...ile çocukları ..., ......, ...ve ...'nin kaldığı, dava konusu taşınmazın muris Necati adına kayıtlı iken 2020 yılında mirasçılarına intikal ettiği, 02.06.2020 tarihinde mirasçılar arasında pay temlikleri yapıldığı ve hâlen taşınmazın elbirliği mülkiyeti şeklinde davacı ile davalılar adına kayıtlı olduğu, davacının dayandığı miras taksim senedinin intikallerden 42 yıl önce 21.05.1990 tarihli olduğu, davacı, 21.05.1990 tarihli taksim senedine dayanarak dava açmış ise de, sözleşmenin düzenlendiği tarihte 03.04.1976 doğumlu ...'in 18 yaşından küçük olduğu...’in borç altına girdiği ve sözleşmenin geçerliliğinin kanunda yazılı koşullara bağlı olduğu gözetilerek, annesi...tarafından kendi adına asaleten ... adına velayeten imzalanması sebebiyle ...’e kayyım atanmaması, hâkim onayı alınmaması sebebiyle taksim sözleşmesinin geçersiz olduğu, kaldı ki bir an senedin geçerli olduğunun düşünülmesi hâlinde dahi mirasçıların adlarına intikal yaptırmakla tarafların taksim iradesinden vazgeçtikleri, senedin geçersiz hâle geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her bir mirasçının kendilerine isabet eden hisseleri fiilen kullandıklarını, taksim sözleşmesinin geçerli olduğunu, davaya konu taksim sözleşmesinin davalı ... yönünden kazandırıcı bir işlem olduğunu, dava açıldığı tarihe kadar da karşı çıkmadığını, müvekkilinin malik sıfatıyla taşınmazları 40 yıldır kullandığını, davalıların geçersizliği ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle velinin velayeti altındaki kişi için miras taksim sözleşmesi yapmak üzere izin almasına gerek olmadığı, ancak tapuda intikal ile miras taksim sözleşmesinden vazgeçme iradesinin ortaya konulmuş olduğu gözetildiğinde, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.