Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2561 K.2025/1122
7. Hukuk Dairesi 2024/2561 E. , 2025/1122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/722 E., 2024/543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/68 E., 2022/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 16.01.2019 tarihinde vefat ettiğini, yasal mirasçılarının müvekkili ... ile davalılar olduğunu, murisin sağlığında Bartın 3. Noterliğinden 16.07.2018 tarih 08834 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname ile adına kayıtlı taşınmazları davalılara bıraktığını, müvekkilinin bu vasiyetnameden Bartın 2. ASHM açılan 2021/475 Esas sayılı dosyası ile haberdar olduğunu, müvekkilinin murisin eşi olduğunu, davaya konu vasiyetname ile müvekkilinin saklı payının ihlal edildiğini, murisin ehliyetinin bulunmaması ve vasiyetnameyi çocuklarının baskısı neticesinde düzenlediği ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini, vasiyetnamenin iptali mümkün olmadığı takdirde, mirasta iade ve denkleştirmenin yapılması için davalı adına kayıtlı ve vasiyetnamedeki taşınmazların terekeye iadesine; bu iadeden sonra da payların eşitlenmesine sebep olacak miktarın payına eklenmesine, denkleştirme terekeye iade de mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinde iptale konu vasiyetnamenin hazırda bulunanlara okunduğunu, hazırda bulunmayanlara ise tebliğ edildiğini, eldeki davanın ise yaklaşık 3 yıl sonra açıldığını, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, vasiyeti düzenleyen ...'in tamamen kendi rızası ile aklı başında olarak vasiyetnameyi düzenlediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "muris ...'in 16.01.2019 tarihinde vefat ettiği, davacının bu tarihte mirasçılık sıfatını kazandığı, murisin düzenleme şeklindeki Bartın 3. Noterliğinin 16.07.2018 tarih, 08834 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/126 esas sayılı dosyası ile açılıp okunduğu, bu dosyada 01.03.2019 tarihli celsede davacı ... vekilinin vasiyetnameden haberinin olduğu, böylece davacının 01.03.2019 tarihi itibariyle vasiyetnameyi, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu aynı zamanda saklı payının zedelendiğini öğrendiği, ne varki asıl ve terditli talepleri yönünden kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 14/03/2022 tarihinde dava açtığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali davasında davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren, tenkis davasında ise saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren hak düşürücü sürelerin işlemeye başlayacağını, davalıların açtığı Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/475 Esas sayılı vasiyetnamenin tenfizi davası ile müvekkilinin hak sahibi olduğunu ve saklı payının zedelendiğini öğrendiğinden hak düşürücü sürenin dava açıldığı tarihte henüz geçmediğini
belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.