Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/495 K.2025/866

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/495 📋 K. 2025/866 📅 18.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/495 E.  ,  2025/866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1895 E., 2023/2948 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/63 E., 2023/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 25.05.2018 tarihli sözleşmede davalının Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/83 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasından ve 2018/1 satış dosyasından feragat etmesi karşılığında müvekkilinin de Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/234 Esas sayılı ön alım davasından feragat edeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin üzerine düşeni yaparak ön alım davasından feragat ettiğini, davanın feragat nedeniyle reddedilerek kesinleştiğini ancak davalının ortaklığın giderilmesi davasından ve satış dosyasından feragat etmediğini, aksine satış dosyasında talebini yineleyerek satış işlemlerine devam ettiğini, böylece davalının hileli davranışıyla müvekkilini kandırarak ön alım davasından feragat ettirdiğini, davalının bu davranışının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375/1-h fıkrasında düzenlenen karara tesir eden hileli davranış niteliğinde olduğunu ileri sürerek Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/234 Esas, 2018/253 Karar sayılı ön alım davasında yargılamanın iadesini, ön alım davasının kabulünü, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın 7/8 hissesinin müvekkili adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; taraflar arasındaki sözleşmede satışın durdurulacağının kararlaştırıldığını ve bu nedenle müvekkilinin satışı durdurduğunu, ayrıca sözleşmede davacının 1/8 hissesindeki haciz nedeniyle taşınmazın icra yoluyla satışa çıkartılacağının da kararlaştırıldığını ancak davacının 5 yıldır sözleşmedeki bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dolayısıyla müvekkilinin daha fazla beklemek istemediğini ve kendisine ait taşınmazı değerlendirmek istediğini, bunun üzerine ortaklığın giderilebilmesi için 10 yıl içinde istenebilecek olan satışın taraflarınca talep edildiğini, asıl sözleşmeye uymayanın davacının kendisi olduğunu ve ayrıca yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının sözleşmeye uymadığını ileri sürerek yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacının, sözleşmenin hile ile akdettirildiği veya davalının baştan beri satış işlemlerine devam etme amacıyla hareket ettiği yönünde herhangi bir iddia ve ispatının olmadığı, salt sözleşmeye aykırılığın hileyi kanıtlamayacağı ve böylece davacı tarafça yargılamanın iadesi nedeni olarak gösterilen sebebin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde sayılan sebeplere uymadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine ve davacı aleyhine nispi vekalet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin kazanacağı kesin olan ön alım davasından davalının hilesi neticesinde feragat ettiğini, davalının sözleşmeye uymadığını ve müvekkilini kandırdığını, ayrıca verilen kararın usulden ret niteliğinde olduğu dikkate alınmak suretiyle aleyhlerine en fazla maktu vekâlet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190, 369, 370, 371 ve 375. maddeleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.