Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1984 K.2025/478

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1984 📋 K. 2025/478 📅 04.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1984 E.  ,  2025/478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3153 E., 2024/343 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/261 E., 2021/529 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinin halası ... ... (T.C Kimlik No: ...)’ın 24/01/1996 tarihinde dul ve çocuksuz olarak öldüğünü, mirasçı olarak geriye ana baba bir kardeşi ...’in çocukları ... ve ...’i bıraktığını, murisin Türk vatandaşı olduğunu, mirasçı olan müvekkillerinin Yunanistan vatandaşı olduğunu, İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/389 Esas ve 2012/ 664 Karar sayılı veraset davası sonucunda murisin ölüm tarihi itibariyle iki ülke arasında mütekabiliyet bulunduğundan bahisle tarafına mirasçılık belgesi verildiğini ancak İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/534 Esas ve 2010/931 Karar sayılı veraset ilamında taşınmazlar yönünden veraset ilamı talebinin reddine karar verildiğini belirterek bu veraset ilamının iptali ile davacıların hem taşınır hem taşınmaz mallar yönünden bir ayrıma tabi tutulmaksızın murisin mirasçıları olduğunu gösterir veraset ilamı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kayyım vekili; ... kızı ... ...’nin gaip olması nedeniyle Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.02.2001 tarih ve 2000/430 Esas, 2001/51 sayılı Kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, kayyımla idare süresinin dolması nedeniyle açılan tescil davasında İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2012 tarih ve 2011/89 Esas, 2012/147 sayılı Kararı ile taşınmazın Hazineye aidiyetine karar verildiğini ve 357 ada 23 parselin tamamının 21.12.2012 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini belirterek davanın husumetten ve ayrıca esastan reddini istemiştir.
2.Davalı Hazine vekili; kök muris ile davacı arasındaki soy bağı ve mirasçılık durumunun açığa kavuşturulmadığını, murisin ölüm tarihindeki kanun hükümlerine bakılması gerektiğini, mirasçılık ve hak sahipliğinin mirasın açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre tespit edileceğini belirterek davanın usulden ve reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kayyım aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/534 Esas ve 2010/931 Karar sayılı verasetin iptaline, bu kapsamda ... ve ...'dan olma 27/06/1910 doğumlu ... T.C. Kimlik numaralı muris ... (...) ...'ın miras hissesi 2 pay kabul edilerek 1 payın kardeşi ...'in 1952 doğumlu kızı ... (...) ...'ye, 1 payın kardeşi ...'in 1955 doğumlu kızı ... ...'ye ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kök muris ile taşınmaz malikinin aynı kişiler olduğunun tespitinin yeterli olmadığını,
b. Tapu Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenen karşılıklılık esası nedeniyle davacıların gayrimenkul için mirasçı olamayacağından ve hak sahipliğinin mirasın açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre tespit edileceğinden davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile mirasçılık belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.