Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1700 K.2025/212

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1700 📋 K. 2025/212 📅 13.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1700 E.  ,  2025/212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2076 E., 2024/93 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/140 E., 2023/315 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline babasından kalan 387 ada 2 parselde yer alan 35 ve 36 numaralı bağımsız bölümlerde davalı şirket lehine ipotek şerhi olduğunu ve değerinin dönemin parası ile 4.000.000.000 ETL olduğunu belirterek taşınmazlar üzerindeki ipotek şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete kayyım atandığı, yasal düzenlemelerle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen şirket tüzel kişiliğinin kayyım yönetiminde devam ettiğini, resmi ipotek senedinde yetkili mahkemelerin İstanbul olduğunun belirtildiğini, kayyımların göreve başlamasıyla ilgili şirket evraklarına, resmi defter ve kayıtlarına ulaşılmaya çalışıldığını ancak eski yöneticiler tarafından birçok belgenin kaçırılıp bir çoğunun da imha edilmiş olduğunu, kayyım heyeti tarafından geride bırakılmış bir kısım belgeler üzerinden işlemlerin gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından 1996 tarihinde ipotek tesisi işleminin sebepsiz gerçekleştirilmiş olmasının mümkün olmadığını, davanın esasına girilmesi halinde ipotek senedi içeriğindeki borcun yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, ödeme varsa ispat külfetinin davacıda olduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekiline ipotek tarihinden dava tarihine kadar yasal faizi ile birlikte ulaşacağı değerin depo edilmesi için süre verildiği, verilen süre içerisinde bedelin depo edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
İpotek bedelinin ödenip ödenmediğini iki hususun ispatlayacağını, birincisinin davalı tarafın ticari defter kayıtları olduğunu, eldeki dava dosyasına sunmaktan imtina edildiğini, ikincisinin icra dava dosyası olduğunu, müzekkere yanıtlarından da anlaşılacağı üzere ipotek icra dosyasının takipsiz bırakıldığını ve kapandığını,
Davalının ticari defterlerinin zayii olduğuna ilişkin beyanını ispatla mükellef olduğunu, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere zayii kararından bahsedilmediğini,
İcra dairesi kayıtlarından "ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla işlemden kaldırıldı." şerhi ile ipotek konusu borcun alacaklıya ödendiğinin anlaşıldığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, herhangi bir bedel ödenmeksizin ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişilerce hesaplanan ipotek değerinin yüksek olduğunu, yüfe oranına göre değerleme yapılması gerektiğini, taşınmazın değeri ile ipotek değeri arasında herhangi bir ilgi bulunmaması sebepleri ile hakkaniyetli olanın yerleşik uygulama enflasyonunun baz alınması olduğunu, belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 875.maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi halinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.
Ancak, borçlu anapara ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de, “çoğun içinde az da vardır” kuralı uyarınca Tapu Sicil Tüzüğünün 31/2. maddesi hükmüne göre ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir.
Bütün bu açıklamaların doğrultusunda mahkemece yapılması gereken iş; ipotek, kesin borç (karz) ipoteğine ilişkin bulunduğundan, taraflardan alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıp yapmadığını sorup saptamak, icra takibi varsa bu dosyayı getirtmek, resmi akit tablosundaki sözleşme hükümlerini gözetmek suretiyle alacaklının anapara dışında isteyebileceği gecikme faizi ile icra takibi yapılmışsa takip giderlerini gerek görülürse bilirkişiye hesaplatmak, bunların toplamını alacaklıya ödenmek üzere davacıya depo ettirmek, eksiksiz depo edilirse ipotek şerhini terkin etmek, kısmen ödeme yapılırsa davanın reddine karar verilmekle beraber ödenen bölümü kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesine karar vermek olmalıdır.
Somut olayda; incelenen ve ipoteğin çerçevesini tayin eden 31.07.1996 tarihli 4311 ve 4312 yevmiye numaralı resmi akit tablosu içeriğinden ... ...'ın davalı İtina Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketine olan muaccel 4.000.000.000 ETL borcuna karşılık ipotek tesis edildiği, açıklanan bu niteliğine göre ipoteğin kesin borç (karz) ipoteği olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında davacı tarafından borcun ödendiği ya da sona erdiği iddia edilmiş ise de; takip dosyasında yer alan işlemden kaldırıldı ibaresinin borcun ödenmesi nedeniyle kaldırıldığını ifade etmediği, ipotek şerhinin tapuda halen mevcut olduğu, ödeme ya da sona erme olgusunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
19.04.2022 havale tarihli hesap uzmanı ve gayrimenkul değerleme uzmanına ait bilirkişi raporunda, 31.07.1996 tarihinde 4 milyar ETL ipotek bedelinin 01.03.2021 tarihindeki güncel değeri 707.130,90 TL olarak belirlenmiş; İlk Derece Mahkemesince bu bedeli depo etmesi için davacı tarafa süre verilmiştir.
Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına aldığından ana para, gecikme faizi ve takip masraflarının toplamı uzman bilirkişiye hesaplattırılıp herhangi bir güncelleme yapılmadan tespit edilen bedelin depo edilmesi için davacıya süre verilmesi gerekirken ipotek bedelinin dava tarihi itibariyle güncellenen değerinin depo ettirilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece değinilen yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.