Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6350 K.2025/6979
8. Hukuk Dairesi 2024/6350 E. , 2025/6979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/379 E., 2024/1329 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/231 E., 2022/142 K.
Taraflar arasında Orman Kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılarak 1971 yılında kesinleşen ... serisi Orman Kadastrosunda dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığı, 1986 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılmayan yer olduğu gerekçesiyle tescil harici alanda bırakıldığı; 22.06.2021 tarihinde kesinleşen, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda fundalık vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, 18.10.2021 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre evvelce orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda 2/B uygulaması çalışmasında orman tahdit sınırları içine alındığı anlaşılmıştır.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde davalı idarece 6831 sayılı Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla Değişik 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan Ormanların Kadastrosu ile bu ormanlarda 2/B uygulaması yapıldığını, çalışmaların 18.10.2021 tarihinde askı ilanına çıkarıldığını, Hazineye ait 1 11... parsel sayılı taşınmazın daha önce yapılan Orman Kadastrosu çalışmalarında orman sınırları dışında iken orman sınırları içerisine alındığını tespit ettiklerini, taşınmazın fundalık olduğunu, orman sınırları dışında kalması nedeniyle Kadastro Müdürlüğünce 5831 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen geçici 8. maddesi gereği yapılan güncelleme çalışmaları uygulamasına tabi tutulduğunu, bu çalışmalar sırasında fundalık vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, kadastro çalışmalarının 06.04.2021-06.05.2021 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılıp kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman sınırları içine alınmasına yönelik Orman Kadastrosunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; keşfe katılan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapora göre, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan ve 22.06.2021 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu sırasında "fundalık" vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, (B) harfli bölümünün, hava fotoğraflarına göre öncesinden beri makilik alan olduğu, (A1) harfli bölümünde ise 1953, 1964, 1972, 1974, 19 83... yılı hava fotoğraflarında kapalılık teşkil etmeyen maki bitki formlarının bulunduğu, 2009, 2012, 20 18... yılı hava fotoğraflarında kızılçam ağaçlarının bulunduğu, memleket haritalarında maki lejantlı yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı, keşif esnasında taşınmazın (A1) ve (B) harfli bölümlerinde kızılçam ağaçlarının, pırnal, menengiç ve diğer maki elamanlarının bulunduğu, topraklarının humus içerdiği, üzerinde uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapılmadığı, klizimetre cihazı ile ölçülen arazi eğiminin %25-30 olduğu, bu nedenlerle taşınmazın (A1) ve (B) harfli bölümlerinin 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesinde tanımlanan orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden ve orman vasfında olduğu, bilirkişi raporunda her ne kadar (A) harfli bölümün hava fotoğraflarında beyaz renkli açık alanda kaldığı, kuru teras taş duvarların bulunduğu ifade edilerek orman sayılmayan alanda kaldığı belirtilmiş ise de 1953, 1964, 1972, 1974, 1983, 1992, 2009, 2012, 20 18... yılı hava fotoğraflarında kapalılık teşkil etmeyen maki bitki formlarının bulunduğu, keşif esnasında taşlık ve kayalık yapıda olduğu, dağınık maki elamanlarının bulunduğu, toprağının humus içerdiği, üzerinde uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapılmadığı, klizimetre cihazı ile ölçülen arazi eğiminin %25-30 olduğu, dört bir yanının orman ile çevrili olduğu, orman içi açıklık niteliğine kavuştuğu, orman içi açıkların Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1-i maddesi uyarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılacağından teknik bilirkişi raporunun taşınmazın (A) harfli bölümüne ilişkin görüşüne itibar edilmeyerek taşınmazın (A) harfli bölümünün orman vasfında olduğu, davaya konu taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içine alınmasında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili; istinaf dilekçesinde; çelişki içeren bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, daha önceki orman tahdit çalışmaları yönünden çelişkili tespitlerin bulunduğunu, bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde inceleme ve araştırma yapılmadığını, mahalli bilirkişilerin taşınmaz üzerinde öncesinde arpa ve buğday ekilerek tarım yapıldığını, ormanla ilgisinin bulunmadığı yönünde beyanlarına itibar edilmediğini, taşınmaz üzerinde kapalılık teşkil eden orman bitki örtüsü bulunmadığını, taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olmadığı, ayrıca 1981 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre yapılan orman tahdit çalışmalarına ait kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına göre de, dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerde kaldığını, yine daha önceki orman tahdit çalışmaları ile 2/B çalışmaları sırasında orman tahdit sınırları içinde kalmadığı, bilirkişi raporunda kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen bu tespitin İlk Derece Mahkemesince gözardı edildiği, yapılan kadastro çalışmasının teknik ve esas yönden uygun olmadığı iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dava konusu taşınmazın orman kadastrosu ve tahdit haritalarındaki gibi orman tahdit sınırları içinde bırakılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili; temyiz dilekçesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarının yöntemine uygun şekilde incelenmediği, mahalli bilirkişilerin taşınmazın üzerinde tarım yapıldığını belirttiklerini, taşınmazın orman olmadığını, tarla vasfında olduğunu, 1981 yılında yapılan orman tahdit çalışmalarında da orman tahdidi dışında kaldığı iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ :Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.