Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2472 K.2025/6527

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2472 📋 K. 2025/6527 📅 22.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2472 E.  ,  2025/6527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2021/325 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaklaşık 8 dönüm taşınmaza imar ve ihya etmek suretiyle yaklaşık 40 yıldır nizasız fasılasız zilyetlik ettiğini, dava konusu yerin büyük bir kısmının kayısı bahçesi olarak kullanıldığını, diğer kısmında ise tarım yapıldığını, taşınmazın kimse adına kayıtlı olmadığı gibi Hazine, mera veya orman arazisi de olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince önceki verilen kısmen kabul kararı; davalılar Hazine ve ... vekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 16.Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda; uyulmasına karar verilen Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.12.2012 tarihli ve 2012/5408 Esas, 2012/12735 Karar sayılı önceki bozma ilamında belirtildiği halde, yörede öncelikle orman kadastro çalışması yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, taşınmaza yönelik usulüne uygun orman araştırmasının yapılmadığı, ormandan açılıp açılmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı ve zilyetliğin sürdürülüş şekli ile süresi hususlarında rapor aldırılmadığı, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak karar verildiği gerekçeleri ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosyaya sağlanan bilgi ve belgeler, mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporu ile davacının taşınmazlar üzerinde zilyetlik şartlarını gerçekleştirdiği, kazanımı gerektirici koşulların oluştuğundan açılan tescil davasının kabulüne, Malatya ili Yeşilyurt ilçesi ... Belediye sınırlarında bulunan ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenmiş 13.03.2014 havale tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 2.350,84 m², (B) harfi ile gösterilen 2.345,39 m², ve (C) harfi ile gösterilen 2.739,89 m² yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına bahçe vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline; (D), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine dair Mahkemenin 2015/1008 Esas, 2016/64 Karar sayılı 21.01.2016 tarihli kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiği, bu kısımlar bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında taşlık olması sebebiyle tespit harici bırakıldığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, ayrıca müvekkil kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmediğini, krokide (D), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen kısımlara yönelik ise hüküm kurulması gerektiği halde kurulmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapusuz taşınmazın tescil talebine yöneliktir.
Dava konusu taşınmazın 1965 yılındaki kadastro çalışmalarında taşlık niteliğiyle tespit harici bırakıldığı belirlendiğine göre; bu nitelikteki yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17. maddesi uyarınca emek ve güç sarfedilmesi, imar ve ihyanın tamamlanması ve ondan sonra aynı Kanun'un 14. maddesi uyarınca en az 20 yıl süre ile aralıksız-davasız kulanılması gerekir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V, KARAR
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.