Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/299 K.2025/6509

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/299 📋 K. 2025/6509 📅 21.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/299 E.  ,  2025/6509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/28 E., 2022/20 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Bingöl ili Yayladere ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 72... parsel sayılı 22.694,49 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; Bingöl ili Yayladere ilçesi ... Mahallesi 1 72... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davacı ..., birleşen dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Bingöl ili Yayladere ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 72... parsel sayılı taşınmazın devletin hükmün ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescili talep etmiştir.
Davacı ..., birleşen dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Bingöl ili Yayladere ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 72... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün mezarlık olduğunu ileri sürerek, bu bölümün adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda verilen, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, dava konusu Bingöl ili Yayladere ilçesi ... mevkinde kain 1 72... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 08.07.2014 havale tarihli ek raporunda (A) harfi ile gösterdiği 5.317,51 m²lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 17.376,98 m²lik kısmının tespit gibi tesciline, davacılar Hazine ve Belediye Başkanlığının davalarının reddine dair önceki karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2018/2026 Esas, 2018/4246 Karar sayılı ilamıyla "... İlk Derece Mahkemesince 1 72... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, taşınmmazın en eski hava fotoğrafları ve memleket haritası ile tespit tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarında ne şekilde göründüğünin net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmediği, aşınmazın bir bölümünün kadim veya halen kullanılan mezarlık olup olmadığının usulünce araştırtılmadığı, taşınmaza komşu 1 72... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas tapu kaydında taşınmazın bulunduğu yerin bayır olarak belirtildiği dikkate alınarak bu tapu kaydı ve dayanakları getirtilerek taşınmazın bu belgelerde ne şekilde ifade edildiğinin araştırılmadığı ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... ve Hazinenin davalarının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 1 72... parsel sayılı taşınmazın 01.12.2021 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5.317,51 m²lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile, taşınmazın 172 ada ve son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazın, aynı tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 17.376,98 m²lik kısmının ise kadastro tespit tutanağında tespit maliki görünen tespit maliklerinin mirasçıları olarak ..., ... ve ..., ..., ... , ... adlarına, tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalılar vekilinin, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne, davacı ... İdaresi vekilinin ise taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davalılar vekilinin taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne, davacı ... İdaresi vekilinin ise taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ... vekilinin taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazların incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalılar yararına tespit tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, 2015 yılında yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin, taşınmazın 40 yıldır kullanılmadığını ve öncesinde ise taşınmazda hayvan otlatıldığını beyan etmeleri karşısında, taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanun'un aradığı şekilde ekonomik amacına uygun ve aralıksız bir zilyetliğin bulunmadığı ve buna bağlı olarak taşınmaz bölümü üzerinde davalılar lehine kazanım koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davacı Hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne, davacı ... İdaresi vekilinin ise taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı ... vekilinin, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu bölüm yönünden BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.