Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1667 K.2025/6322

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1667 📋 K. 2025/6322 📅 13.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/1667 E.  ,  2025/6322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/88 E., 2025/45 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şebinkarahisar Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/12 E., 2023/17 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca Giresun ili Şebinkarahisar ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davalılar ... ve ... adına kayıtlı olan eski 6 35... parsel sayılı 12.722,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada parsel numarasıyla ve 12.729,90 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı olan eski 6 35... parsel sayılı 17.910,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada parsel numarasıyla ve 17.978,68 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı olan eski 6 38... parsel sayılı 5.296,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada parsel numarasıyla ve 5.587,77 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı adına kayıtlı olan eski 6 38... parsel sayılı 8.517,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada parsel numarasıyla ve 8.252,89 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; 6 35... parsel numaralı taşınmazın davalılar ... ve ... adına, 6 35... numaralı parselin ise davacı ve müşterekleri adına tespit ve tescilli olduğunu, davacının parseli ile davalılara ait parsel arasındaki sınırın arz üzerinde bulunan davalı ... tarafından tesis edilen tel çit ve sabit taşlar şeklinde olduğunu, 1963 yılında davacının murisinin bağışı ile mahalle içme suyunun davacı ve müştereklerinin taşınmazından isale edildiğinden kroki tanzim edildiğini, arz üzerinden talep edilen kısmın aynı zamanda davacı ve müştereklerinin özel yol olarak kullandıkları yer olduğunu, 6 38... parsel numaralı taşınmazın davalı ... adına, 6 38... parselin davacı ve müşterekleri adına tespit ve tescilli olduğunu, taşınmazlar arasındaki sınırın davalı ... tarafından tesis edilen tel çit şeklinde olduğunu, yenileme çalışmasında bu sınırların dikkate alınmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın arz üzerinde sabit sınırlar esas alınarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ...'ın davasının tefrik edilmesini, davacı müştereklerinin ise davaya dahil edilmesi gerektiğini, 6 35... parsel numaralı taşınmazın ...'dan 16.03.2001 tarihinde satın alındığını, kadastro güncelleme çalışması sonrasında düzenlenen tespit tutanaklarının sınır ve alan itibarıyla öncesiyle uyumlu olduğunu, davacı parseli ile davalı parselleri arasında tel çit ve sabit taş bulunmadığını, davalıların taşınmazının içinden geçen tel çitlerin ... tarafından taşınmazın devrinden önce çekilmiş olduğunu, sabit taşların ise gelişi güzel araziye bırakılan taşlar olduğunu, mahalli içme suyunun bulunduğu alanın ayrı bir parsel (635/5) numarasını aldığını, 638/21 parselin ise ...'dan 05.09.2012 tarihinde satın alındığını, güncelleme çalışmalarında 6 38... parsel numaralı taşınmaz tarafında artış olduğunu, davacının taşınmazında azalma değil artış olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ile alınan fen bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, hava fotoğraflarında yapılan incelemede dava konusu 6 38... ile 22 parsel arasında herhangi bir sınır teşkil edecek durumun gözlemlenmediği, mahalli bilirkişilerinde daha öncesinde dava konusu parsellerin tek bir parsel olduğu ve arada sınır niteliğinde tel, tump, tel bulunmadığını ifade ettikleri, bu nedenle dava konusu 6 38... ve 22 parseller arasında sınır niteliğinde herhangi bir bir tel, çit, tump bulunmadığının anlaşıldığı, alınan fen bilirkişi raporunda tesis kadastrosu ve güncelleme kadastrosu çakıştırılması yapıldığında ilk tesis kadastrosuyla uyumlu olduğunun belirtildiği; yine hava fotoğraflarında yapılan incelemede dava konusu 6 35... ve 21 parseller arasında 1961 yılına ait hava fotoğrafında sınır gözlemlenmediği, 2004 yılına ait hava fotoğrafında kısmen tesis kadastrosundaki sınırı gösteren sınırın gözüktüğü, alınan fen bilirkişi raporunda da tesis kadastrosu ve güncelleme kadastrosu çakıştırılması yapıldığında ilk tesis kadastrosuyla uyumlu olduğu belirtilmekle tesis kadastrosu ile güncelleme kadastrosunun birbiriyle uyumlu olduğu ve tecviz sınırları içerisinde kaldığı" gerekçeleri ile davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, yeniden keşif yapılması ve tanık dinlenmesi taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Keşif zaptına yansıyan İlk Derece Mahkemesi gözleminde, dava konusu taşınmazlar arasında kadim ve sabit sınır niteliği taşıyabilecek tel, taş, tump gibi unsurlar bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Nitekim harita mühendisi bilirkişi raporunda; 1961 yılı hava fotoğrafında dava konusu 6 35... ve 21 parsel sayılı taşınmazlar arasında herhangi bir sınır gözlemlenmediği, 2004 yılı hava fotoğrafında ise tesis kadastrosundaki sınırların gözlemlendiği, 19 73... yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu 6 38... ve 22 parsel sayılı taşınmazlar arasında davacının gösterdiği ve keşifte ölçümü yapılan şekilde herhangi bir sınır gözlemlenmediği belirtilmiştir. Aynı bilirkişi raporuna ekli çakıştırmalı krokilerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazların tesis ve yenileme kadastrosu sınırlarının birebir örtüştüğü ve aradaki farkın tecviz sınırları içerisinde kaldığı, davacının gösterdiği sınırların ise tesis ve yenileme sınırlarından tamamen farklı ve hatta 6 35... ile 21 parseller arasındaki sınır bakımından mülkiyet ihtilafına neden olabilecek boyutta olduğu anlaşılmıştır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyete ilişkin hususların tartışma konusu yapılamayacak olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınır bulunmamasına, tesis ve uygulama kadastrosu sınırlarının birbirleriyle uyumlu bulunmasına, davacının gösterdiği sınırların tesis ve uygulama kadastrosu sınırlarından tamamen farklı olmasına, mevcut dosya kapsamı ve uyuşmazlığın niteliği itibarıyla tanık beyanlarının esasa herhangi bir etkisinin bulunmamasına ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesi ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve dava konusu parseller üzerinde davacı ve müştereklerine ait parsellerin bütünlük oluşturduğunu, yenileme çalışmalarında bu sınır esas alınarak tespit yapılması gerekirken yapılmadığını, keşif ve bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, 6 35... parsel yönüyle yeniden keşif yapılması gerektiğini, Belediye kamulaştırma belgelerinin uygulanarak itiraz edilen sınırın tespitinin mümkün olacağını ancak bu taleplerinin reddedildiğini, tanıklarından ...'ın taşımazın sınırlarını bildiğini, keşif mahallinde dinlenmesi gerektiğini, Mahkemece bu taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, 6 35... parsel ile 6 35... parsel arasındaki sınır sarı renk ile işaretlenmiş ise de bu sınırın taşınmazlar arasındaki gerçek sınırı göstermediğinin hava fotoğrafları ile sabit olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.