Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2316 K.2025/6225

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2316 📋 K. 2025/6225 📅 07.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2316 E.  ,  2025/6225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/33 E., 2022/37 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, Konya ili Yunak ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 07... , 2, 3, 4, 1 22... , 1 24... , 4, 1 30... , 1 34... , 1 76... , 1 60... , 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17... parsel sayılı, sırasıyla 367.2 00... , 284.7 00... , 73.1 66... , 86.1 00... , 329.6 00... , 57.9 00... , 159.5 00... , 71.914, 05... , 60.2 00... , 9.577, 17... , 564, 49... , 4.104, 05... , 1.436, 53... , 3.274, 83... , 2.856, 75... , 1.627, 43... , 2.320, 84... , 2.247, 45... , 46... yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir
Davacı Hazine vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ...'ün (...) hasımsız olarak 1944, 19 51... yıllarında aldığı tescil ilamları sonucunda tapu maliki olduğunu, ne var ki söz konusu yerlerin gerçekte mera vasfında olduğunu ve Hazine adına vergi kaydına bağlandığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile davalının taşınmazlara müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, yargılama sırasında sunduğu cevabında; dava konusu taşınmazların 35... yıldır kendi zilyetliğinde bulunduğunu ve yetkili mahkemelerden tescil ilamı doğrultusunda adına tapu kaydı tesis edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; "... Hazineye ait 19 37... numaralı tahrir kaydında yazılı hudutlar içinde mezru araziler de bulunduğunun belirtildiği, 12.1.1974 günlü keşif tutanağının 2. sayfasında bu kaydın köy hudutnamesi mahiyetinde olduğuna işaret edildiği, uygulamaya göre köy evlerinin bulunduğu meskun sahayı da kapsadığı anlaşılmıştır ki kaydın bu niteliği itibari ile bir taşınmazın mücerret bu kayıt kapsamında kalmış olması o taşınmazın mera kabulü için yeterli sayılmayacağı, meralık iddiasının başka delillerle de ispatlaması gerektiği, dava konusu taşınmazların nitelikleri konusunda bilirkişilerden ... ile tanık ..., ... ve ...'ın ifadelerinin gerek kendi aralarında, gerekse diğer bilirkişi ve tanıkların bildirişleri ile çelişki halinde olduğu, ilk keşifle ikinci keşif arasında mübayenet olduğu bu hususlar gözönünde tutularak civar köylerden seçilecek daha yaşlı ve tarafsız bilirkişilerle yeniden keşif yapılmadan, dava konusu taşınmazların mera olup olmadığı gereği gibi saptanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı ..." gereklerine değinilmiştir.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... davalınin dayandığı tapu kayıtlarının hudutlarının sabit olduğu, 1953, 19 57... tarihli hava fotoğraflarında kullanıldığının ve taşınmazın tahsisli mera kapsamında kalmadığının belirlendiği, mera vasfını taşımadıklarının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, 1 07... , 2, 3, 4, 1 22... , 1 24... , 4, 1 30... , 1 34... , 1 60... , 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17... sayılı parsellere ilişkin karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekinin temyiz dilekçesinde bu parseller hakkındaki hükme yönelik olarak ileri sürdüğü nedenler hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, yazılı yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmazın, 1953, 19 57... yıllarına ait hava fotoğraflarında, çevresiyle bütünlük arz eden bir şekilde mera vasfında olduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan, ziraat bilirkişi raporunda bu taşınmazın, mera vasıflı 1 17... ve 2 parseller ile mera bitki örtüsü (ayrık, yabani üçgül vb.) bakımından benzer özellikler taşıdığı belirtilmiştir. Nitekim taşınmazın güncel fotoğrafları da bu durumu teyit etmektedir.
Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği dikkate alınarak, etrafı kadim mera alanlarıyla çevrili ve mera bütünlüğünü bozduğu gözlemlenen 1 76... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu aksi yönde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bu parsel yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin dava konusu 1 07... , 2, 3, 4, 1 22... , 1 24... , 4, 1 30... , 1 34... , 1 60... , 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,
Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.