Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/921 K.2025/6217

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/921 📋 K. 2025/6217 📅 06.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/921 E.  ,  2025/6217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1306 E., 2023/1597 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/16 E., 2022/25 K.
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kastamonu ili Merkez ilçesi ... (...) köyü çalışma alanında 4342 sayılı Mera Kanunu (4342 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılan mera tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları sırasında 1 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tahsis edildiğini, ancak anılan taşınmazın dava dilekçesine ekli kadastro haritası ve koordinat listesinde gösterilen 1.113.500,813 m² yüzölçümlü kesiminin 6831 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğunu, yörede orman kadastrosunun yapılmadığını belirterek, taşınmazın mera tespitinin iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın 4342 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca süresinde açılmadığını, dava dilekçesinde henüz orman kadastrosunun yapılmadığının belirtildiğini, buna göre dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde olmadığını, orman niteliği taşımadığını, mera vasfında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 18.04.2018 tarihli ve 2015/203 Esas, 2018/183 Karar sayılı kararla verilen; Kastamonu ili Merkez ilçesi ... (...) köyü 1 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında 1 69... ve 1 62... parsellere ayrıldığı, 1 69... parselin orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu, davaya konu alanın 1 62... parselde bulunduğu, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 28.12.2017 tarihli rapor ve krokide (A), (C) ve (F) ile işaretlenen kesimlerinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 62... parsel sayılı taşınmazın 28.12.2017 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 293.570,60 m², (C) harfi ile gösterilen 26.352,30 m² ve (F) harfi ile gösterilen 11.205,85 m² lik kısımlarının mera vasfının iptal edilerek, son parsel numarası verilmek suretiyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair hükmün, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya kapsamından ve eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden; 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidinin askı ilan süresinin sona ermesi üzerine orman sınırları içinde kalan 479.282,72 m² yüzölçümündeki alana 1 69... parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/son maddesi uyarınca idari yoldan 15.01.2017 tarihinde orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, 4342 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan işlemlerin askı ilan süresinin sona ermesi üzerine mera olarak belirlenen 1.063.468,95 m² yüzölçümündeki alana 1 62... parsel numarası verilerek 22.03.2017 tarihinde idari yoldan mera niteliği ile mera özel siciline tescil edildiği, davacı ... İdaresinin 08.04.2015 tarihinde istinaf incelemesine konu davayı açtığı, davacı ... Yönetiminin dava ettiği yerlerin bir kesiminin 1 69... sayılı orman parseli içinde kaldığı, bir bölümünün ise 1 62... sayılı mera parseli içinde kaldığı, ancak 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 14.12.2016 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında 1 69... parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi içine alındığı, 1 62... parselin ise tamamının orman tahdidi dışında bırakıldığı, böylelikle 1 69... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın konusunun kalmadığı, ancak 1 62... parsele ilişkin davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü, davacı ... İdaresinin, Kadastro Mahkemesinde 1 62... parsele ilişkin ayrıca orman kadastrosuna itiraz davası açmadığının anlaşılmakta olduğu, eldeki davanın tahdidin kesinleşmesini önleyeceği, bu durumda, davanın aynı zamanda 6831 sayılı Kanun’a göre yapılan orman kadastrosuna itiraz niteliğine dönüştüğünün kabulü gerektiği, 6831 sayılı Kanun'un değişik 11. madde hükmü gereğince orman kadastrosuna itiraza ilişkin uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu, bilindiği üzere göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olduğu gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince de dava şartlarından olup davanın her aşamasında istek olmaksızın re'sen gözetilmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 165. maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmünün yer almakta olduğu, hal böyle olunca, mera sicil kaydının iptali ve tescil davası elde tutulup, orman kadastrosuna itiraz yönünden Kadastro Mahkemesi görevli olduğundan orman kadastrosuna itiraz davası tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi, orman kadastrosuna itiraz davasının 6100 sayılı Kanun'un 165.maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre elde tutulan 1 62... sayılı mera parselinin sicil kaydının iptali, tescil, mera komisyon kararına itiraz istekleri yönünden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kabule göre de dava konusu 1 62... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yöreye ilişkin en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının getirtilip uygulanmamasının usul va yasaya aykırı olduğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda dava konusu 1 62... parsel sayılı taşınmaza ilişkin orman kadastrosuna itiraz davası tefrik edilmiş, tefrik edilen dosya üzerinden verilen 27.10.2020 tarihli ve 2020/228 Esas, 2020/123 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası Kastamonu Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece (Kastamonu Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin 1 62... parsele yönelik davasının kısmen kabulüne, taşınmazın 20.04.2022 havale tarihli teknik bilirkişi raporu krokisinde (A1) rumuzuyla gösterilen 80.981,63 m², (C) rumuzuyla gösterilen 260.364,03 m² ve (F) rumuzuyla gösterilen 11.205,74 m² yüzölçümlü kısımlarının orman sınırları içerisine alınmasına, 1 69... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan dava yönünden ise, taşınmazın Hazine adına orman vasfıyla tapuda kayıtlı olması nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 14.12.2016 tarihinde ilan edilen eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu, 4342 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 21.03.2014 - 21.04.2014 tarihleri arasında ilan edilen mera tespit, tahdit ve tahsis işlemleri vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.