Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1179 K.2025/4956
8. Hukuk Dairesi 2023/1179 E. , 2025/4956 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/15 E., 2022/56 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olup hükmün davalı tereke temsilcisi vekili, davacı Hazine vekili, asli müdahil ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gibi değerlendirmeninde dosya kapsamına ve kanuna uygun olmadığı, davaya müdahil olarak katılan ...'ın karar başlığında gösterilmemesinin ve hükmün kendisine tebliğ edilmemesinin isabetsiz olduğu, bir kısım müdahillerin ve hükmü temyiz eden ..., ... ve ...'un dayandıkları hakkın kadastro tespitinden sonra doğmuş olması nedeniyle tespitten sonra doğan hakka dayanan şahısların talepleri yönünden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince adı geçen müdahillerin taleplerinin esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bir kısım davacıların ve hükmü temyiz eden ..., ..., ... davaları ile ...'in bir kısım parsellere yönelik davalarının verilen süreye rağmen keşif avansının yatırılmaması nedeniyle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına ve sonuçta davalarının reddine karar verilmiş ise de 3402 sayılı Kanun'un iddiasını ispatla yükümlü taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinin, yapılacak masrafların kalemler halinde gösterilmesinin, paranın yatırılması ve tebligatlar için makul bir süre ayırıldıktan sonra keşif günü tensip edilmesinin, keşif avansının yatırılmamasının yasal sonuçlarının duruşmada hazır olan davacıya ihtar edilmesinin, duruşmada bulunmayanlara ise ara kararı ile birlikte usulen tebliğ edilmesinin gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesince bu yönde yapılan işlemlerin yeterli olmadığı ve her davacının davaya konu ettiği parseller üzerinde ayrı keşif yapılması düşüncesi de davaların birlikte yürütülmesi ve tapu kayıtlarının davaya konu bütün parsellere aynı anda uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi gerektiği ilkesine aykırı düştüğü, bu nedenle keşif avansının süresinde yatırılmadığından bahisle bir kısım davaların reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, hükmü temyiz eden ...'ın 104 ada 6, 112 ada 34 ve 116 ada 15 parsel sayılı taşınmazlarda hak sahibi olduğu iddiasıyla katılma isteğinde bulunduğu ve bu isteğin İlk Derece Mahkemesince kabul edilerek bu taşınmazlarla ilgili esastan hüküm kurulmuş ise de bu taşınmazların Hazine adına tespit edildiği ve süresinde usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle davalı olmayan taşınmazlarla ilgili katılmanın da söz konusu olamayacağı, bu durumda katılma talebinde bulunan ...'ın talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, katılma isteğinin kabulü ile taşınmazlar hakkında esastan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, hükmü esasa ilişkin olarak temyiz eden ... ve ... ... miras şirketi temsilcisi vekili, Hazine, davacı ..., davacı ..., ... ve ...'ın temyizleri hakkında ise İlk Derece Mahkemesince dayanılan tüm tapu kaydı ve tedavüllerinin, satış senetlerinin getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamlarının belirlenmediği, tapu kayıtlarının bilinemeyen hudutları için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanmadığı, kayıt kapsamı dışında kalan arazilerin kanunlar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, ... ve ... ... mirasçılarından taşınmaz satın aldığını ifade eden davacıların kullanım durumu ve kayıt maliklerinin ölüm tarihi nazara alındığında bu kayıtların zilyetler yararına hukuki kıymetini kaybedip kaybetmeyeceğinin araştırılıp tartışılmadan hüküm kurulduğu belirtilerek, öncelikle taşınmazları kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerin, davanın tarafı olanların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin, mer'a tahsis kaydının ve ormanla ilgili tüm evrakların celbedilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada menfaati olmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunması, taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dayanılan tapu kayıtlarının, satış senetlerinin ve tarafların dayandığı ve İlk Derece Mahkemesince re'sen celbedilen tüm kayıtların tek tek okunup kayıtlarda yazılı hudutların yerel bilirkişilere zeminde tek tek gösterilmesi, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hudutların teknik bilirkişiye haritasında işaretlettirilmesi, uzman orman ve ziraat mühendislerinden arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli raporun alınması, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, mer'a, orman, yaylak ve kışlak gibi kamu yararına tahsis edilen veya kanunlar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunup bulunmadığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, bir kısım davacıların kiracı mı yoksa asli zilyet mi olduğu hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, teknik bilirkişiye, sınırlarının niteliği dikkate alınmak suretiyle uygulanan kayıtların kapsamını gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, deliller değerlendirilirken ... ve ... ... mirasçılarının dayandığı tapu kayıtlarının hukuki kıymetini koruyup korumadığının 5098 ve 5420 sayılı Kanun hükümleri de dikkate alınmak suretiyle tartışılması, komşu köy hudutlarında kalan ve trampa yoluyla davacı ...'a verilen taşınmazların tapularının (taşınmazın orman olması nedeniyle) iptal edilip edilmediğinin araştırılması, trampa edilen taşınmaz tapularının iptal edildiğinin belirlenmesi halinde ... ve müştereklerinin dayanağını oluşturan eski tapulara kıymet verilerek mahalline uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi ve bu kayıtların kapsadığı alanın kayıt maliki ... ve müşterekleri adına tescilinin kanun ve vicdani kanaate uygun olacağı nazara alınarak karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlar ada numara dikkate alınarak tefrik edilmiş ve 186 ada 1 ila 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaların eldeki esas sırasına kaydedilmesi suretiyle bu dosya üzerinden yargılama sonunda; 108 ada 1 ila 4 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olmadıklarından işbu taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak asıllarının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere ardahan kadastro müdürlüğüne gönderilmesine, taşınmazlar dava konusu olmadıklarından ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in asli müdahale taleplerinin reddi ile 108 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ..., ... ve ...'ın, 108 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden ... ve ...'in, 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ... ve ...'in davalarının görev dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, dosyanın istek ve talep halinde görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra görevli ve yetkili Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı tereke temsilcisi vekili, asli müdahil ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 09.01.2022 tarihli ek kararla "temyiz dilekçesinin süresinde sonra verildiği" gerekçesiyle davalı tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar da davalı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edildikten sonra davalı tereke temsilcisi vekili hükmü katılma yoluyla da temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamın uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen asıl ve ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili, davalı tereke temsilcisi vekili, asli müdahil ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler, karar ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin asıl kararının ve temyiz dilekçesinin reddine dair 09.01.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ... ve asli müdahillerden ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.