Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/856 K.2025/4881

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/856 📋 K. 2025/4881 📅 24.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/856 E.  ,  2025/4881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/11 E., 2022/64 K.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ve arkadaşları ... Kadastro Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde özetle; Ordu ili ... ilçesi ... köyünde kain 125 ada 1, 121 ada 66, 121 ada 72, 121 ada 55, 126 ada 1 ve 127 ada 45 parsel sayılı taşınmazların murislerinden kaldığını, adlarına tespit yapılması gerekirken yapılmadığını, taşınmazların davalılar adına tespit gördüğünü ileri sürerek, tespitlerin iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmişler; yargılama sırasında asli müdahil ... ve arkadaşları aynı sebebe dayanarak davaya katılmışlardır.
... Kadastro Mahkemesinin 24.02.2012 tarihli ve 2008/402 Esas, 2012/23 Karar sayılı kararıyla verilen davanın kabulüne dair karar, davacılar ... ve ... ile müdahiller ... ve müşterekleri vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/6325 Esas, 2015/11007 Karar sayılı ilamıyla "... davacı ve müdahillere dava konusu tüm taşınmazlar için hangi sebebe dayalı olarak dava açtıkları tek tek açıklattırılarak, toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bir kısım taşınmazlar yönünden de mahkemelere olan güven ilkesini zedeleyecek şekilde çelişkili hüküm kurulmuş olmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazların muris ... dan gelen taşınmazlar olduğu, mirasçılarından ... ve ...'ün başka yerlerden haklarını alarak terekeden çıkarıldıkları, ayrıca davalı ...'in dava konusu taşınmazlarda nizasız - fasılasız zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmazların mirasçılar ..., ... ve ...'a bırakıldığı, davalı ...'in dayanmış olduğu 12/01/1975 tarihli senette belirtilen taşınmazın dava konusu taşınmazlarla ilgisi olmadığı, yine ...'in dayandığı 25/01/2007 tarihli senette satıcı görünen ...'ün başka yerlerden miras hissesini alarak terekeden çıktığı ve yine davalı ...'in dava konusu taşınmazlarda nizasız-fasılasız zilyetliğinin bulunmadığı, davacı ve asli müdahillerin dava konusu 121 ada 55, 66 ve 72 parsellerde ... lehine yapılan tespitin iptali ile ... mirasçıları adına tespitini talep ettikleri, dava konusu 125 ada 1, 126 ada 1 ve 127 ada 45 sayılı parsellerde ise ... ... ve ... lehine yapılan tespitin iptali ile bu parsellerin ..., ... ve ... mirasçıları adına tespitini talep ettiklerinden davacıların ve asli müdahillerin davasının kabulüne karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle davacıların ve asli müdahillerin açmış bulunduğu davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ...' in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.