Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/897 K.2025/4867
8. Hukuk Dairesi 2025/897 E. , 2025/4867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1192 E., 2025/59 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/75 E., 2023/21 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kadastro çalışmalarının 1927 yılında yapıldığı ve 1932 yılında tapuya tescil edilip 2021 yılında uygulama kadastrosuna tabi tutulduğu, dava konusu eski 179 ada 7 ve 8 yeni 290 ada 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların kadastro paftasında kuzey-güney istikamette sınır olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ekinde yer alan 1946 ve 1976 tarihli hava fotoğraflarına göre her iki taşınmazın bir bütün halinde kullanıldığı, aralarında ayırıcı bir sınır bulunmadığı, dış sınırların ise duvar ve tonç ile çevrili olduğu, ancak daha sonra tapu malikleri tarafından her iki taşınmazı kendi istekleri doğrultusunda iki adet bina ve havuz yaptıkları ve taşınmazı ortadan ikiye doğu batı şeklinde böldükleri, davacıların talebinin de fiili kullanım durumuna göre parsel sınırlarının belirlenmesi olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; uygulama kadastrosuna itiraz davalarının da kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik olduğu dikkate alındığında bu şekilde bir hata bulunmayan hallerde kadastro mahkemesinin tespitten sonra oluşturulan kullanım biçimini esasa alarak parsellerin geometrik şeklini tamamen değiştirecek şekilde karar verme yetkisi bulunmadığı, kaldı ki taşınmazların tapu kayıtlarında kentsel sit alanında kaldıkları, ifraz ve tevhit işlemi yapılamayacağına dair Koruma Kurulu kararı ile verilen şerh bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... mevki (eski 179 ada 7) yeni 290 ada 41 parsel sayılı taşınmaz ile aynı yer (eski 179 ada 8) yeni 290 ada 40 parsel sayılı taşınmazların ayrı ayrı kadastro günceleme tespiti gibi tescillerine karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince başvuru esastan reddedilmiş; davacılar vekilince bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacıların yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.