Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/813 K.2025/4833
8. Hukuk Dairesi 2025/813 E. , 2025/4833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2174 E., 2024/2742 K.
KARAR : Davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin istinaf taleplerinin
reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun
kabulüne ve ve ilk derece mahkemesi kararın kaldırılması
suretiyle hüküm tesisine
İLK DERECEMAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7. maddesinden kaynaklı terditli olarak tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanu) 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 183 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 23.12.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince ...'a satılmış ve bilahare 07.01.2015 tarihinde ... Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satılarak adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, ... ilçesi ... köyü 183 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki miras paylarının adlarına tescilini, olmadığı takdirde davacılar lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında ... davaya dahil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmaz Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilmiş daha sonra dava dışı ...'a, onun tarafından da ...'ne satılıp devredilmiş, 4721 sayılı TMK 1023 maddesi tapuda malik görünen kişi iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğundan davacıların davasını tapu iptal ve tescili olarak açamayacağı ve yine kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe itiraz edilerek açılan davanın dinlenebilmesi için, davanın, 6292 sayılı Yasa uyarınca, taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekeceği, ancak Maliye Hazinesi tarafından taşınmaz üçüncü kişiye devredildiğinden ve Maliye Hazinesi'nin malik sıfatı kalmadığından tapu iptal tescil isteminin reddine, dava dilekçesi, tapu kayıtları, kadastro tutanakları, mahalli bilirkişi ile tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yapılan keşifte dinlenen yöredeki yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve taraflarla husumeti olmayan mahalli bilirkişilerin beyanı ile tanıkların beyanlarının birbiriyle aynı doğrultuda olduğu, kadastro öncesi dönemde davacıların murisi ...'e ait olduğu ve onun ve çocukları tarafından kullanıldığı, taşınmazın kadastro tespiti sırasında sehven davalılardan ...'in kullanımında olduğu ve muvafakatı ile Maliye Hazinesi tarafından dava dışı ...'a devredildiği, kadastro öncesinde davacılar ve davalı ...'in murisi ...'in kullanımında olduğu ve bu yerin davacıların hissesine düşecek kısmın ellerinden haksız yere çıkmasına sebebiyet verildiği ve davalı ...'in davacılar aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davacının terditli talebi olan tazminat isteminin davalı Maliye Hazinesi yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davacının tapu iptal tescil istemi yönündeki davasının reddine, davacının terditli talebi olan tazminat istemi yönünden ıslah talebi ile bağlı kalınarak davacı ... için 174.728,63 TLnin, ... için 174.728,63TLnin dava tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, davacının terditli talebi olan tazminat isteminin davalı Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının tapu iptal ve tescil istemi ve terditli talebi olan tazminat istemi yönünden hiç kimse taraf olmadığı bir davada sonradan davaya eklenerek davalı sıfatı alamayacağından ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili, davalı ... vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... tapu iptali ve tescili davası yönünden, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3.şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının olmadığı, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazine’nin dava tarihinden önce 2013 tarihinde taşınmazı, 6292 Sayılı Yasa hükümlerine istinaden davalılara sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalılara karşı tapu iptal ve tescil davası davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği göz önünde bulundurularak ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı Hazine'nin tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatı olmadığı, davalı Hazine vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunduğundan ve yasal hasım konumunda bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,tazminat talebi yönünden, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce satın alınmak suretiyle adına tapu kaydı oluştuğu bu nedenle; Hazine ile davalı arasında yapılan satış işlemi idarece iptal edilmediği sürece işin esasına girilerek davalı adına oluşan tapu kaydının iptalinin istenemeyeceği, buna bağlı olarak terditli olarak tazminat talebinin de dinlenemeyeceği göz önünde bulundurularak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği, 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği, yeniden esas hakkında karar vermenin öncelikli sonucu olarak ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak istinaf konusu edilmeyerek kesinleşen hususlar aynen muhafaza edilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerektiği ve yine davalı Hazine'nin pasif taraf sıfatı olmadığı, davalı Hazine'ye husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerektiği, ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu hususa riayet edilmeyerek kamu düzenine aykırı hareket edildiği, 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereğince kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi gerektiği, bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin reddi ile HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1.maddesi uyarınca reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 gün ve 2017/437 Esas 2022/217 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davacının tapu iptal tescil istemi yönündeki davasının reddine, davacının terditli talebi olan tazminat istemi yönünden davasının reddine, tapu iptali ve tescili davası ile terditli talebi olan tazminat isteminin davalı Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, tapu iptal ve tescil istemi ve terditli talebi olan tazminat istemi yönünden hiç kimse taraf olmadığı bir davada sonradan davaya eklenerek davalı sıfatı alamayacağından ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirmekle ve dava, aynı yere ilişkin ve aynı sebepten yani dava şartı yokluğundan reddedildiğinden yürürlükteki Avukat Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.100,00 TL tek vekalet ücreti taktirine karar verilmiş ve işbu karar, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine olarak temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL onama harcının 855,20 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 239,80 TL'nin temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.