Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/6298 K.2025/4845

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/6298 📋 K. 2025/4845 📅 24.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/6298 E.  ,  2025/4845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1177 E., 2022/594 K.
KARAR : İstinaf başvurularının kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/72 E., 2017/694 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, bir kısım davalı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili 19.02.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda davalılar adına otuz bir zeytin ağacını havi zeytinlik vasfıyla kayıtlı ve üzerinde ipotek şerhi ile haciz şerhleri bulunan İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 644 ada 17 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, bu kısmın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davalıların müdahalesinin menine ve tapu kaydındaki şerhlerin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ..." gerekçesiyle, davalı tarafların hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının reddine, davacının davasının kabulüne, dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 644 ada 17 no.lu parselde tapuya kayıtlı taşınmazın 05.01.2017 tarihli ek raporda ve ekli krokide yeşile taralı olarak (A) harfi ile gösterilen 9.152,14 m²'lik kısmının mevcut tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel nosu verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların ek raporda (A) ile gösterilen 9.152,14 m²'lik kısma vaki müdahalelerinin men'ine, orman olduğu belirtilen (A) harfi ile gösterilen kısımdaki tapu kayıtlarındaki takyidat ve hacizlerin terkinine karar verilmiş; hükmün, bir kısım davalı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "... Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tapusunun iptali ile davalıların bu kısma yönelik müdahalelerinin önlenmesi ve tapusunun iptaline karar verilen kısım üzerindeki ipotek ve şerhlerin terkini talebiyle açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kabulü ile kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetli ise de, tapu kaydının kısmen iptaline kadar dava konusu taşınmazı, mülkiyet hakkına dayalı olarak kullanan davalıların müdahalelerinin haksız olmadığı dikkate alındığında, bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü kararının isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle, davalı ... ve ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ..., Davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... oğlu ... kayyımı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulü ile İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 644 ada 17 parselde tapuya kayıtlı taşınmazda 05.01.2017 tarihli ek raporda ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 9.152,14 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile aynı adanın en son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman olarak tesciline karar verilen, (A) harfi ile gösterilen kısmın tapu kaydındaki takyidat ve hacizlerin terkinine, davacının müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil, men'i müdahale ve tapudaki şerhlerin terkini istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidi, 1984 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları vardır.
1. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı Hazine tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olup, bir kısım davalı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle diğer yönler aynen tekrar edilerek davalılar yönünden davacının meni müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Zira, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmada hukuki yararın bulunması gerekmektedir (HMK mad. 361/2).
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Ancak, davanın taraflarından birisinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden karar vermesi ve bu yeni kararla aleyhe hukuki bir durum yaratılması durumunda, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan taraf, bu yeni kararı temyiz edebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı Hazine, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle esasa ilişkin yeni bir karar verilmek suretiyle davalı Hazine aleyhine yeni bir hukuki durum da yaratılmadığından, davalı Hazinenin, Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı Hazinenin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davacı ... İdaresi vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin, temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.