Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2411 K.2025/4814
8. Hukuk Dairesi 2025/2411 E. , 2025/4814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/548 E., 2024/650 K.
Taraflar arasında görülen kadastrosuna itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asli müdahil ... vekili, davalı ... vekili ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 133 ada 2 parsel sayılı 332,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılmak suretiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Tescilden sonra dahili davalı (asli müdahil) ... tarafından, taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğu iddiasıyla İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/92 Esas ve 2014/491 Karar sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması neticesinde taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine “taşınmaz ve üzerinde bulunan inşaat temeli 10.06.2000 tarihinden beri ...’un fiili kullanımındadır” şeklinde şerh verilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanım şerhi verilmesini istemiştir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine hükmen verilmiş kullanım şerhi de bulunduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "davanın kullanım kadastrosuna ilişkin olduğu, temyize konu dosya ve ... adına görülüp sonuçlandırılan İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/92 Esas, 2014/491 Karar sayılı dosyası içindeki bilgi ve belgeler, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu karşısında dava konusu 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazın da içinde olduğu bir kısım parsellerin, evvelinde bütün olarak ... ailesine ait iken parçalara (parsellere) ayrılarak davacı, dava dışı ... ve dava dışı bir kısım gerçek kişilere senetle satışlar yapılarak devredildiğinin anlaşıldığı; dava konusu 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazı satın ve devraldığını idda eden davacının, inşaata başladığını ancak inşaatı tamamlayamadığını beyan ettiği, komşu 133 ada 1 parsel sayılı taşınmaza da ... tarafından satın ve devralma sonrası bina inşaa edildiği, 133 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili ...'un açtığı davada 01.07.2013 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporunda gerek emlak beyanamesi gerekse satış senedinde belirtilen yerin 133 ada 2 parsel olmadığı 133 ada 1 parsele ilişkin olduğunun belirtildiği, İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/92 Esas, 2014/491 Karar sayılı kararı ile ...'un davasının kabulüne karar verilerek 133 ada 2 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan inşaatın temelinin 10.06.2000 tarihinden beri ...'un fiili kullanımında olduğu şerhi verildiği ve Yargıtay denetiminden geçtiği ancak o tarihte aynı parselle ilgili aynı konuda derdest olan dava olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığının görüldüğü; asli müdahil ... tarafından açılan davada eldeki davanın davacısı ... taraf olmadığından, bu dava derdest iken İlk Derece Mahkemesince ...'un lehine kesinleşen dosya getirtilerek mahalinde yeniden keşif yapılması ve her iki dosyanın beyanlarının denetlenmesi, dava konusu 133 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki inşaat temelinin davacı ... tarafından yaptırıldığı dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek kullanıcı şerhine yönelik hüküm kurulması gerekirken davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesinin" isabetsizliğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "fen bilirkişisi raporunda kroki ile belirtildiği üzere, dava konusu taşınmaza komşu 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da aynı satıcı ... tarafından ...'a satıldığından eldeki karışıklığın meydana geldiğinin anlaşıldığı, fen bilirkişisi raporunda da gösterildiği üzere aslında 2 nolu parselin tamamı ...'a ait iken işbu taşınmaz evvelinde tapusuz iken 2 parça şeklinde senetle devredildiği, önce mavi binanın yer aldığı 3 nolu parsele komşu ve üzerinde beton direklerin olduğu kısmın ... tarafından dava dışı ve tanık ...'a devredildiği, 1994 yılında da ... tarafından davacı ...'ye satılarak devredildiği, beton direklerin de ...'nin zilyetliğine geçtikten sonra inşaa edilmiş olduğu, keşif mahalinde ve fen bilirkişisi raporunda tespit edildiği üzere hem 3 nolu parsel malikinin kullandığı araba garajının hem de beton natamam direk inşaatının yer aldığının görüldüğü, yine tanık anlatımlarına göre keşifte gözlemlenerek fen bilikişisi raporunda da tespit edildiği üzere etrafı tel örgülerle çevrili ve üzerinde üstü örtülü kerestelerin yer aldığı ve 1 nolu parsele komşu alanın da 1994 yılından sonra ... tarafından satışla zilyetliğinin davacı ...'ye devredildiği, hem davacının hem de asli müdahilin birbirine komşu yerleri aynı satıcı ...'dan intikal etmek üzere devralmaları neticesinde eldeki uyuşmazlığın ve karışıklığın meydana geldiği, 2 nolu parselde asli müdahilin hakkının olmadığı, 1 nolu parsel yönünden hak sahipliğinin 2 nolu parseli de kapsadığı yönünde yanılgının olduğu, bu kapsamda kerestelerin 2 nolu parselin bir kısmında bulunmasının veya bir müddet telle çevrili alanın asli müdahil tarafından kullanılmasının haklı ve iyi niyetli zilyet olduğu sonucunu doğurmayacağı; davalı ... yasal hasım olduğundan dolayı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde asli müdahil ... lehine olan kullanıcı şerhinin iptali ile taşınmazın beyanlar hanesine, taşınmazın ve üzerindeki inşaat temelinin 27.07.1997 tarihinden beri davacı ...’ün kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... vekili, davalı ... vekili ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekili, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.