Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4230 K.2025/4687

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4230 📋 K. 2025/4687 📅 18.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/4230 E.  ,  2025/4687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1585 E., 2024/424 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1044 E., 2021/780 K
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Siirt ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 17.177.098,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçezinde; müvekkili olan davacıların 50 yılı aşkındır kendi ailelerinin zilyetliğinde olan Siirt ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parseldeki taşınmazın maliki olduklarını, bölgede 2012 yılında yapılan kadastro çalışmasında taşınmazın sehven davalı ... adına tespit edilerek tapu kütüğüne kaydedildiğini, davacıların taşınmazı halen ekip biçtiklerini ve değerlendirdiklerini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişilerin, davacıların dava konusu taşınmazı uzun süredir kullandığı ve parselde sürüm yaptıklarına ilişkin beyanlarına jeodezi ve fotogrometri uzmanı bilirkişinin raporu dikkate alındığında itibar edilmediği, düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın imar ihya görmediğinin belirtildiği, orman mühendisi bilirkişilerin raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, davacıların taşınmazın kendilerine ait olduğunu ispat edemedikleri ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince; "... dava konusu taşınmazın, ziraat mühendisi bilirkişi raporundan, genel olarak yamaç konumunda olduğu, ekili dikili sürülü olmadığı, uzun yıllardır işlenmediği, kurumuş yabani otlar ve az miktarda alıç ile meşe ağaçları barındırdığı; hava fotoğraflarının stereoskopik incelenmesine dayalı jeodezi mühendisi bilirkişi raporundan 1973 yılında yamaçta kaldığı, çoğunluğunun tepenin zirvesinde kaldığı, içinde 5-10 tane ağaç bulunduğu, kullanım ve tasarrufuna ilişkin herhangi bir sınır, belirti ya da obje bulunmadığı,
1984 yılında yamaçta kaldığı, çoğunluğunun tepenin zirvesinde kaldığı, içinde 2-3 tane ağaca benzer siyah obje bulunduğu, kullanım ve tasarrufu konusundaki görüntüsünün 1973 yılı gibi olduğu,
2001 yılında yamaçta kaldığı, çoğunluğunun tepenin zirvesinde kaldığı, içinde 10-15 tane ağaç bulunduğu, kullanım ve tasarrufu konusundaki görüntüsünün 1973 yılı gibi olduğu, 2021 yılı google earth görüntülerinde dahi yamaçta kaldığı, çoğunluğunun tepenin zirvesinde kaldığı, içinde seyrek tane tane ağaçlar bulunduğu, kullanım ve tasarrufuna ilişkin herhangi bir sınır, belirti ya da obje bulunmadığı, 1973'ten 1984'e kadar olan süreçte ağaç sayısında azalma, 1984'ten 2021 yılına kadar olan süreçte ağaç sayısında artma olduğu, taşınmazın evveliyatında tarım ve zirai olarak imar ihya görmediği; hava fotoğraflarının incelendiği orman mühendisi bilirkişi heyeti raporundan dava konusu taşınmazda orman içi açıklıklar mevcut olduğu, çevresinin bozuk meşe baltalığı olduğu, eğiminin %20-25 olduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, bu haliyle kazanım koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında; (her ne kadar Hazine davada yer almamış olsa da ispat koşulları ve usul ekonomisi dikkate alındığında bahsi geçen durum kaldırma nedeni yapılmamış) neticede mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.