Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2517 K.2025/4651
8. Hukuk Dairesi 2025/2517 E. , 2025/4651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1424 E., 2025/318 K.
VEKİLİ : Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/97 E., 2023/34 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1696 ada 10 parsel sayılı, 6.617,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, tarla niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1696 ada 10 parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle kazanım şartları oluşmadan davalı adına tespit edildiğini belirterek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının reddine, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1696 ada 10 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince; dosyaya sunulan 14/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın 1968 yılından bu yana genel olarak açıklık olduğu, bir kapalılık meydana gelmediği, tarımsal faaliyet amacıyla kullanıldığının rapor edildiği, rapor ekindeki hava fotoğraflarına göre 1968 ve 1973 yıllarında taşınmazın doğusunda kısmen doğal yoldan yetişen ağaç/ağaçcık bulunduğu, genelinin açık olduğunun anlaşıldığı, 22/03/2022 teslim tarihli ek rapora göre de 1968 ve 1973 yıllarında parselin doğusunda bulunan ağaçlık kısmın (A) harfi ile gösterilen 772,65m²'lik kısım olduğunun belirtildiği, hava fotoğrafına göre (A) harfi ile gösterilen kısmın doğusunda yer alan orman ile aynı nitelikte göründüğü anlaşılmış olup, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan bölümünün en eski tarihli hava fotoğraflarında tarım arazisi olarak göründüğü ve tespit tarihine kadar eklemeli zilyetlik ile davalının zilyetliğinde bulunduğu, zilyetlikle kazınım koşullarının oluştuğu, ancak (A) harfi ile gösterilen kısmın 1968 ve 1973 yıllarında ormanın devamı niteliğindeki orman ağaçları ile kaplı olduğu, bu hususun mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği, her ne kadar mahkemece bu ağaçlık kısmın temizlenerek tarım arazisi haline getirildiği değerlendirilmiş ise de, evveliyatı orman olan taşınmazların imar ihya suretiyle tarım arazisi haline getirilmesinin mümkün olmadığı, evveliyatı orman olan taşınmazlarda zilyetlikle iktisabın gerçekleşmeyeceği, bu nedenle (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş olup; iş bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman kadastrosu, daha sonra 1977 yılında yapılan eski tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması, 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun ile getirilen Ek- 4 maddesi gereğince yapılan 2/B madde alanlarının ölçü ve tespit çalışması, son olarak da 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan evvelce tespit harici bırakılan yerlerin kadastro çalışması vardır. Arazi kadastrosu ise 1975 yılında yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.