Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3771 K.2025/4576
8. Hukuk Dairesi 2024/3771 E. , 2025/4576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/466 E., 2024/447 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/15 E., 2022/2 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine, ... yönünden usulden reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre ilk orman tahdit çalışmasının 1949 tarihinde kesinleştiği, bilahare 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 2/B çalışmasının 21.02.2019 tarihinde askı ilanına çıktığı, dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü (Eski) 982 parsel sayılı 436,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 25.08.1971 tarihinde senetsizden tarla vasfında şahıslar adına tespit ve tescil edildiği ve 03.11.1972 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a uygulaması ile, 17.05.2018 tarih ve 10966 YN'lu yenilemenin tescili ve birleştirme ile; 7.041,08 metrekare, tarla vasfı ile ... ve ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü 7.041,08 metrekare yüz ölçümlü 173 ada 1 parselin hisseli olarak taraflarına ait olduğunu, yörede 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca 11 no.lu Orman Kadastro Baş Mühendisliğince uygulama çalışması yapıldığını, yapılan 2/B uygulamasında taşınmazın hatalı olarak bölündüğünü, bilirkişi marifeti ile taşınmazın bölünemiyeceğinin tespiti ile taraflarına ait yerin belirlenmesini istemiş; davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Kanun kapsamında 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditinde büyük bir kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı, 2019 yılında yapılan ve işbu davaya konu 2/B uygulama çalışmasının kesinleşen tahdide göre yapıldığı, 2/B uygulaması ile kesinleşen tahdit arasında herhangi bir uyumsuzluğun olmadığı anlaşıldığından davacıların 2/B uygulamasına itiraz davasının reddine, hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında husumetin Orman İdaresine yöneltilmesi gerektiği belirtildiğinden Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu edilen kısmın, orman kadastro haritasında yeşil renk ile boyalı 1.601,579 metrekarelik Kokarca, Göktepe, Büyükburun Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı ve yapılan 2/B çalışmasının 1949 tarihli tahdide göre yapıldığı, tahdid ile çalışma arasında her hangi bir uyumsuzluğun bulunmadığı, hükme dayanak orman bilirkişi ve fen bilirkişi raporlarının denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla verilen kararda kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.