Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3631 K.2025/4564

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3631 📋 K. 2025/4564 📅 16.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/3631 E.  ,  2025/4564 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1263 E., 2024/143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/376 E., 2021/614 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ve asli müdahillerin davasının reddine, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1983 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca yapılan tapulama çalışmalarında taşınmazın bulunduğu alanın "orman olduğu gerekçesiyle tapulama harici" olarak bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi kapsamında 02.07.2020 tarihinde yapılan kadastro sonucunda dava konusu 113 ada 213 parselin 919,68 m² yüzölçümüyle, senetsizden, tarla vasfıyla ... oğlu ... adına tespit edildiği, tespite karşı kadastro komisyonu nezdinde itiraz edildiği, komisyonca itirazın reddedilerek 28.08.2020 - 28.09.2020 tarihleri arasında askı ilanına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 113 ada 213 parsel sayılı taşınmazın kadastro ölçümlerinde ... adına yazıldığı, dava konusu yerin kendi zilyetinde olduğunu, burayı ekip biçtiğini belirterek dava konusu taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 113 ada 213 parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastro yapılırken kimsenin kullanımında olmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu belirterek kadastro tutanağının iptali ile taşınmazı Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisleri ... tarafından kullanıldığı, davacı ile birlikte kendilerine de kaldığını belirterek taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu taşınmazın batısında bulunan arazinin ...'a ait olduğunu, dava konusu arazinin de bu taşınmazın devamı şeklinde olduğunu, ancak bu kısmın kullanımsız, boş halde kaldığını, davalı tanığı ... bu kısmın kumluk çalılık olduğu için kullanımsız kaldığını, yerel bilirkişi ... ile tespit bilirkişi ... dava konusu taşınmazda tarafların bir kullanımına şahit olmadıklarını, uzun zamandır zeminde mevcut olduğu gibi kaldığını beyan ettikleri, bilirkişi heyet raporunda hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın 1971 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde kısmen bitişiğindeki 113 ada 101 parsel ile birlikte kullanıldığını, 1981 yılı hava fotoğrafında kullanımsız bir halde bulunduğunu, 1992 ve 2002 yılı hava ve uydu görüntüsünde kısmen kullanılır halde olduğunu, 2002 yılı sonrasında ise tarımsal amaçlı olarak kullanılmayıp taksi durağı, tekel büfesi, market gibi amaçlarla yapılar yapıldığını, imar ve ihyasının tamamlanmadığı yönünde görüş bildirildiği, taşınmazda ev yapmak, duvar inşa etmek ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın imar ihya faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, dosya kapsamında dava konusu taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı..." gerekçesiyle davacı ... ile asli müdahil ... ve diğerlerinin davalarının reddine, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu 113 ada 213 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro güncelleme tutanağı ve kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespitin iptaline, taşınmazın Hazine adına, kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki yüzölçüm ve niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...İlk Derece Mahkemesince verilen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesince kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği..." gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.