Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2147 K.2025/4255

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2147 📋 K. 2025/4255 📅 28.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2147 E.  ,  2025/4255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 E., 2023/346 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili, 07.07.2010 tarihli Antalya Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; ...köyü 27867 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bulunduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi uygulaması ile davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
2. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 3402 sayılı Kanun' un 22/A maddesi uygulamasının düzeltilmesine ve mülkiyet davası yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilerek, dava dosyası mülkiyete ilişkin dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki davanın esas sırasına kaydedilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen, davanın reddine dair önceki hüküm, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarihli ve 2019/6205 Esas, 2020/1982 Karar sayılı ilamıyla; "... yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıklanarak, taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerden olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenip, oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... yörede başlatılan orman sınırlarındaki fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları bekletici mesele yapıldığı, bozma ilamından önce düzenlenen 06.01.2015 tarihli orman mühendisi bilirkişi kurulu raporunda ve bozma ilamından sonra düzenlenen 20.05.2021 tarihli raporda da dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine yararına orman sınırları dışına çıkarılan alanlardan olduğunun belirtildiği, taşınmazın 28.03.2000 tarihinde Hazine tarafından satıldığı, daha sonra .............Mahallesinde tescilli orman parsellerinin sınır ve hatlarında düzeltme çalışmaları başladığı, bu çalışmalar tamamlandıktan sonra işe ilişkin belgeler getirtilerek bilirkişilerden ek rapor alındığı, harita mühendisi bilirkişisinin 07.04.2023 tarihli ek raporunda ve 30.05.2023 tarihli orman bilirkişi raporuna göre düzeltme çalışmalarından sonra da dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi de nazara alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.