Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1485 K.2025/3904

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1485 📋 K. 2025/3904 📅 21.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/1485 E.  ,  2025/3904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2005/10 E., 2014/20 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ...'ın davasının reddine, davacı ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne ve davacı Hazine'nin kayıt miktar fazlasına yönelik davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili, davalılar ... ve müşterekleri vekili, müdahil davacı ... vekili ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 211 parsel sayılı 270.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, tevhit, irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle ...ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve müşterekleri dava dilekçelerinde; tapu kaydına, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...köyü 211 parsel sayılı taşınmazın adlarına tespit ve tescilini talep etmişlerdir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; ...köyü 211 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas kayıtların çekişmeli taşınmaza uymadığı gibi taşınmaz üzerinde tespit maliklerinin bir zilyetliğinin de bulunmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tespit ve tescili talep etmiştir.
Davacı ... ve müşterekleri ise dava dilekçelerinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ...köyü 211 parsel sayılı taşınmazın adlarına tespit ve tescilini talep etmişler ve yargılama sırasında müdahil ... ve müşterekleri, taşınmazın tamamının kendilerine ait olduğunu, müdahil ... ise çekişmeli taşınmazda kendisininde hak sahibi olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Dava konusu 211 nolu parselin bir bütün halinde ... mirasçıları tarafından tasarruf edildiğinin, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanık beyanları ile komşu 212 nolu parsel uygulamalarıyla anlaşıldığı, tespite dayanak vergi kayıtlarından 54 tahrir nolu vergi kaydının mevki itibarıyla dava konusu parsele uymadığı, doğu sınırı itibarıyla parsele uymadığı, güney ve batı sınırı itibarıyla parsele uyduğu, doğu sınırında okunan ............. tarlasının dava konusu parselin doğusunda yer alan 223 nolu parselin tespitine dayanak 66 tahrir nolu vergi kaydının maliki olan............ ifade ettiği, bu hususların komşu parsel uygulaması ile anlaşıldığı, 54 tahrir nolu vergi kaydının üç sınırı itibarıyla dava konusu parseli kapsadığı ve miktarı itibarıyla geçerli olduğu, vergi kaydı maliki olan ... mirasçılarının dava konusu parsel üzerinde tespit tarihinden geriye yönelik olarak 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu, tespite dayanak 68 tahrir nolu vergi kaydının mevki ve iki sınırı itibarıyla dava konusu parsele uyduğu kabul edilmiş ise de kaydın en az üç sınırı itibarıyla dava konusu taşınmazı kapsamadığı ve kayıt maliklerinin mirasçısı olan bir kısım tespit maliklerinin dava konusu parsel üzerinde tespit tarihinden geriye yönelik olarak 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunmadığı, 71 tahrir nolu vergi kaydının mevki itibarıla dava konusu parsele uyduğu, mevki ve bir sınırı itibarıyla dava konusu parsele uyduğu, kayıt maliki mirasçılarından ... mirasçılarının parsel üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı, 69 tahrir nolu vergi kaydının mevkisinin dava konusu parsele uyduğu, ancak 3 sınırı itibarıyla uymadığı, vergi kayıt maliki mirasçılarının ve edinme nedeninde hibe yoluyla edindiği belirtilen davalıların dava konusu parselde zilyetliklerinin bulunmadığı, bir kısım davacılar ... ve müştereklerinin dayanak olarak bildirdikleri R.Ahir 1279 tarihli 6 nolu tapu kaydının mevki ve iki sınırı itibarıyla dava konusu parsele uyduğu, davacıların dava konusu parsel üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı, yine bir kısım davacılar ...ve müştereklerinin dayanak kayıt olarak bildirdikleri Mart 1954 tarihli 8 nolu tapu kaydının mevki ve sınırları itibarıyla davalı parsele uymadığı, 115 tahrir nolu vergi kaydının mevki ve üç sınırı itibarıyla dava konusu parsele uymadığı, davacı ve müdahil davacıların dava konusu parsel üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı, tanık, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri beyanlarında bir kısım davalı ve davacı olan ... ve müştereklerinin dava konusu parsel üzerindeki zilyetliklerinin zora dayalı olduğunu, iki aile arasında yaşanan kan davası nedeniyle köyün iki parça halinde kullanıldığını beyan etmişlerse de, tarafların arasında yaşanan kan davası nedeniyle görülmüş olan davanın karar örneği veya hakka dayalı olmadığı ileri sürülen zilyetliğin sona erdirilmesi amacıyla açılmış müdahalenin meni davası bildirilmediğinden bu doğrultuda verilmiş mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanık beyanlarına itibar olunmadığı, kazandırıcı zamananaşımı zilyetliği koşullarının oluşması için zilyetliğin malik sıfatıyla, davasız ve aralıksız olarak devamı şartı arandığından ve bir kısım davacı ve davalılar olan ... mirasçıları aleyhine mülkiyete ilişkin açılmış bir dava bildirilmediğinden, zilyetliklerinin davasız ve aralıksız devam ettiğinin kabulü gerektiği, 68, 71 ve 69 tahrir nolu vergi kayıtlarına istinaden yapılan tespitin, dayanak kayıtların davalı parsele uymaması ve kayıt maliklerinin mirasçılarının veya akitlerinin dava konusu parsel üzerinde zilyetliklerinin bulunmaması nedeniyle iptaline karar verildiği, davacılardan ... ve müştereklerinin ve müdahil davacı ...'ın ve müdahil davacılar ...ve müştereklerinin davaları ise bildirdikleri kayıtların dava konusu parseli kapsamaması ve dava konusu parsel üzerinde zilyetliklerinin bulunmaması nedeniyle reddolunması gerektiği ..." gerekçeleriyle, davacılar ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ...'ın davasının reddine, davacı ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne, davacı Hazine'nin ise kayıt miktar fazlasına yönelik davasının kabulüne, çekişmeli 211 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın yüzölçümünün 271.141,00 olarak düzeltilmesine, fen bilirkişisi ...............tarafından dosyaya ibraz edilen ek raporun eki şekil-2 no.lu krokide (A) harfi ile işaretli 34.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısım ile (B) harfi ile işaretli 100.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmın hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... ve müşterekleri ile müdahil davacı ... ve müştereklerinin murisi ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davalılar ... ve müşterekleri vekili, müdahil davacı ... vekili ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı ... vekili, davalılar ... ve müşterekleri vekili, müdahil davacı ... vekili ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili ve davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz toplam 2.789.646.000 pay kabul edilmesine rağmen, mirasçılar adına 2.875.392.000 payın tesciline karar verilmek suretiyle, payda ve paylar toplamında eşitsizlik yaratılarak infazı kabil olmayacak biçimde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğu gibi, yine, mirasçılardan ................ mirasçısı ...ye pay verilmemesi ve hüküm yerinde mirasçılardan ... kızı ...isminin ... kızı ...............olarak yazılması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili, davalılar ... ve müşterekleri vekili, müdahil davacı ... vekili ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili ve davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davalı ... vekili, davalılar ... ve müşterekleri vekili, müdahil davacı ... vekili ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili ve davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.