Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6286 K.2025/3806
8. Hukuk Dairesi 2024/6286 E. , 2025/3806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/10 E., 2018/34 K.
DAVA TÜRÜ : Kadastro tespitine itiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın davasının kabulüne, davacı ... Belediye Başkanlığının davasının kısmen kabulüne, asli müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ..........................köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 239, 249, 266, 299, 315, 338, 339, 348, 350, 351, 103 ada 2, 104 ada 4, 21, 106 ada 4, 107 ada 2, 9, 108 ada 6, 117 ada 17, 124 ada 1, 126 ada 34, 133 ada 132, 185 ada 5, 191 ada 1, 193 ada 2, 194 ada 3 ve 5 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan; 102 ada 315 parsel sayılı taşınmaz, kimlik bilgileri tespit edilemeyen ...’nin zilyetliğinde bulunduğu ve zilyetlik süresini doldurup doldurmadığının tespit edilemediği belirtilerek, çayır vasfıyla; 117 ada 17 parsel sayılı taşınmaz, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu ve malikinin kim olduğunun bilinemediği belirtilerek, çayır vasfıyla; dava konusu diğer taşınmazlar ise Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup, mülkiyet iddiasında bulunulmadığı belirtilerek, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... tüzel kişiliği vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların kadim mera olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve mera özel siciline yazılmasını istemiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 102 ada 351 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir.
Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 126 ada 34 ve 133 ada 132 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 102 ada 315 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve murisi ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Asli müdahiller ... ve ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 102 ada 338 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 117 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 117 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve murisi ...'nin mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Asli müdahiller ... ve ... müdahale dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 102 ada 348 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal nedenine dayanarak, çekişmeli 191 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında davaya katılmıştır.
Asli müdahiller ... ve ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 102 ada 315 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dosya kapsamından İspir Kadastro Mahkemesinin 2008/19 Esas sayılı dosyasında aynı taşınmazın davalı olduğunun anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince 2008/19 Esas sayılı dosyasında görülen davada müdahil olarak yer alan......’nin istemi yönünden tefrik kararı verilerek tutanak dosya alınmak suretiyle mahkemece karar verilmiş ise de; aynı parsel hakkında açılan davaların en kısa zamanda ve en az masrafla görülmesi ve kararların birbiri ile çelişmemesi için birlikte görülmesinin zorunlu olduğu belirtilerek; aynı parsel hakkındaki derdest dava dosyalarının, tutanak aslının bulunduğu dosya üzerinde birleştirilmesi, bundan sonra tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazlardan 102 ada 315, 338, 348, 351 parsel sayılı taşınmaz ile 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü, 117 ada 17, 126 ada 34, 133 ada 132 ve 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mera olmadıkları ve taşınmazlar üzerinde asli müdahiller lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu; 102 ada 249, 299, 104 ada 4, 21, 124 ada 1, 185 ada 5, 194 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların mera vasfında oldukları, dava konusu diğer taşınmazların ise tarla ve/veya çayır vasfında oldukları" gerekçesiyle, davacı ...'ın davasının kabulüne, davacı ... Belediye Başkanlığının davasının kısmen kabulüne, asli müdahillerin davasının kabulüne, dava konusu 102 ada 249, 299, 315, 338, 348, 351, 103 ada 2, 104 ada 4, 21, 117 ada 17, 124 ada 1, 126 ada 34, 133 ada 132, 185 ada 5, 191 ada 1, 194 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 102 ada 249, 299, 104 ada 4, 21, 124 ada 1, 185 ada 5, 194 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların mera vasfıyla mera özel siciline yazılmalarına; 102 ada 315 parsel sayılı taşınmazın asli müdahil .....'nin murisi ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında çayır vasfıyla; 102 ada 338 parsel sayılı taşınmazın asli müdahiller ... ve ... adlarına eşit payla çayır vasfıyla; 102 ada 348 parsel sayılı taşınmazın asli müdahiller ... ve ... adlarına eşit payla çayır vasfıyla; 102 ada 351 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına çayır vasfıyla; 117 ada 17 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında asli müdahil ... ve arkadaşları adına çayır vasfıyla; 126 ada 34 ve 133 ada 132 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında asli müdahil ... ve arkadaşları adına tarla vasfıyla; 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ............... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tarla vasfıyla; 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 14.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle asli müdahiller ... ve ... adlarına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın kalan kısmının tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 102 ada 239, 266, 339, 350, 106 ada 4, 107 ada 2, 9, 108 ada 6, 193 ada 2 ve 194 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin çekişmeli 102 ada 249, 299, 104 ada 4, 21, 124 ada 1, 185 ada 5 ve 194 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin; davacı ... vekilinin çekişmeli 102 ada 239, 266, 339, 350, 106 ada 4, 107 ada 2, 9, 108 ada 6, 193 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin çekişmeli 194 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro Hâkimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile çekişmeli 194 ada 5 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı halde, infazda tereddüt oluşacak şekilde hüküm yerinde maddi hataya dayalı olarak bu taşınmazın hem mera vasfıyla özel siciline yazılması, hem de tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz ve bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3. Davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisinin çekişmeli 102 ada 315, 338, 348, 351, 103 ada 2, 117 ada 17, 126 ada 34, 133 ada 132 ve 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 102 ada 315, 338, 348, 351, 117 ada 17, 126 ada 34, 133 ada 132 ve 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı ve asli müdahiller lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli 126 ada 34 parsel sayılı taşınmaz başında yapılan keşifte; üzerinde hafriyat bulunduğunun gözlemlendiği, ziraatçi bilirkişisi raporunda ise taşınmazın tınlı, taşlıklı yapıya sahip olduğu ve özel mülkiyete konu yerlerden olmadığı belirtilmiş; asli müdahiller ... ve ... adlarına tapuya tescil kararı verilen çekişmeli 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ölçekli ve infaza elverişli olmadığı halde hüküm kurulmuş ve bu bölüme yönelik ziraatçi bilirkişisi raporları çelişkili olduğu halde çelişki giderilmemiş,................. mirasçıları adına tesciline karar verilen 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bu kişiler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğuna yönelik dosya içerisinde mahalli bilirkişileri ve tanıkların hiç bir beyanları bulunmadığı halde tescil kararı verilmiş, davacı ... Başkanlığının mera iddiası yönünden dinlenen komşu köy mahalli bilirkişisi meraya ilişkin bilgisinin olmadığını beyan etmesine rağmen, başka komşu köy mahalli bilirkişileri dinlenmemiş ve yöntemince mera araştırması yapılmamış, bir taşınmazın niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihinin ve sürdürülüş biçiminin kesin olarak belirlenmesinde en önemli unsur hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde, hava fotoğrafları getirtilip incelenmemiş, çekişmeli taşınmazların niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü ve imar-ihya durumunu komşu parsellerle mukayeseli şekilde ve çekişmeli taşınmazlarla komşu parseller arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklamayan çelişkili, tek kişilik ve yetersiz ziraatçi bilirkişisi raporlarıyla yetinilmiş, tanık ve yerel bilirkişilerin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazlara ilişkin tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtildikten sonra mahallinde, taşınmazların bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiğini, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığını, taşınmazların öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; üç kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazların komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadığını, taşınmazların mera parselinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyası tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, sürülmeyen ve kullanılmayan bölümleri açıkça belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; teknik bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazlar ya da bölümlerinin öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle ve infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle;
Davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisinin çekişmeli 102 ada 239, 249, 266, 299, 339, 350, 104 ada 4, 21, 106 ada 4, 107 ada 2, 9, 108 ada 6, 124 ada 1, 185 ada 5, 193 ada 2 ve 194 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA,
(2-a) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin çekişmeli 194 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2-b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (1) numaralı bendinin (3.) paragrafında yer alan "194 ada 5 parsel" ibaresinin hükümden çıkarılarak, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle çekişmeli 102 ada 315, 338, 348, 351, 103 ada 2, 117 ada 17, 126 ada 34, 133 ada 132 ve 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile bu parseller hakkındaki Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.