Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1451 K.2025/3772

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1451 📋 K. 2025/3772 📅 14.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1451 E.  ,  2025/3772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1310 E., 2023/1598 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/400 E., 2023/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacıların ................nun yasal mirasçıları olduğunu, murisin önceki soyadı ... iken Mahkeme kararıyla ................ olarak düzeltildiğini, ...................mevkinde kain doğusu ............. tarlası, batısı ... tarlası, kuzeyi ırmak, güneyi kısmen ırmak kısmen ... ................ tarlası ile çevrili 25.520 m²'lik kısmen tarla kısmen çalılık olan taşınmazın Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.1973 tarihli ve 1972/799 Esas, 1973/1038 Karar sayılı kararıyla müvekkili davacıların murisi .................. adına tescil edildiğini, bu kararın tapuya işlenerek davacıların murisi adına 13.11.1973 tarihli ve 7 sayılı tapu kaydının oluştuğunu, tescil işleminden sonra murisin davaya konu arazideki çalıları ve otları temizleyerek yeni çam fidanları diktiğini ve bunların da iklimin yardımıyla kısa sürede büyüyerek araziyi özel orman haline getirdiğini, ayrıca taşınmazın bir kısmına da fındık ağaçları diktiğini, taşınmazın bir kısmının da uzun yıllar tarla olarak ekilip biçildiğini, Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü 190 no.lu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucunda çekişmeli taşınmazın orman alanı olarak tespit edildiğini, yapılan çalışmalar sırasında davacıların murisi adına hükmen tescil edilen ve tapu kaydı bulunan taşınmazın da orman olarak yazıldığını beyanla, dava konusu taşınmaz bölümüne ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ve davalı Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çakıştırılmış hava fotoğrafları ile yapılan inceleme neticesinde davaya konu arazinin 1955, 1973, 1982, 2004 yıllarında tamamen orman ağaçları ile kaplı olduğu, güney kesiminde bir kısım alanın seyrek halde orman ağacı ihtiva etmekle birlikte orman bütünlüğü içinde kaldığı, dayanak tapu kaydının zemine uygulamasında tespit edilen alanı kapsadığı, tapu kaydında arazinin bir kısmının tarla bir kısmının çalılık olduğu belirtilmiş ise de arazinin orman ağaçları ile kaplı ve kuzeydeki dere sonrasında devam eden orman alanı ile bütünlük halinde olup aynı karakterde olduğu, tapuda tarla olarak belirtilen kısmın orman kadastrosu sırasında orman sınırları dışında bırakılmış olup eylemli orman olduğu halde çalılık olarak belirtilen kısmın ise orman vasfı ile tespit edilmiş olduğu, neticeten çekişmeli alanın Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, bu hali ile özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre özetle; orman bilirkişi kurulu raporuna, çekişmeli taşınmazların yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1955 yılı hava fotoğrafında tamamen orman ağaçlarıyla kaplı bulunmasına, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası olan 1960 yılı memleket haritasında çekişmeli taşınmazların yeşil renge boyalı orman ağacı ve çalılık rumuzu ile gösterilen orman alanı içerisinde kalmasına, orman bilirkişi kurulu raporu ile ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun açıkça belirtilmiş olmasına, her ne kadar davacıların murisi adına kesinleşmiş Mahkeme kararı ve bu karara dayalı tapu kaydı bulunmakta ise de söz konusu tescil ilamında orman idaresi taraf olmadığından bu kararın Orman İdaresi açısından ve orman vasfının tespiti noktasında herhangi bir bağlayıcılığının bulunmamasına ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmış, davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/799 Esas ve 1973/1038 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazların davacı müvekkillerin murisine ait olduğu tespit ve tescil edildiğini, ortada kesinleşmiş bir Mahkeme kararı bulunduğunu, Hazinenin bu davanın tarafı olduğunu, iş bu kararın bağlayıcı olduğunu, Mahkemece hava fotoğrafları ile orman bilirkişi raporundaki taşınmazın niteliği ile ilgili çelişkiler giderilmeden karar verildiğini beyan ederek, usul ve kanuna aykırı kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.