Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1176 K.2025/3656
8. Hukuk Dairesi 2024/1176 E. , 2025/3656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2372 E., 2023/1571 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/318 E., 2019/906 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, müdahalenin men'i davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli ... ili...Mahallesi, 6680 ada 25 parsel sayılı 180,49 metrekare yüzölçümünde arsa vasfındaki taşınmazın dayanak kadastro tutanağına göre; eski 254 ada 1 parsel sayılı 110096 metrekare olarak 20.11.1978 tarihinde mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, itiraz üzerine Kadastro Komisyonunun 09.04.1979 tarihli kararı ile ...Reformu Müsteşarlığı adına sınırlandırılarak tescil harici bırakılmasına karar verildiği ve tespitin 18.12.1979 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın bulunduğu Kalfa köyünde ilk orman tahdidinin 02.07.1973 tarihinde ilan edildiği, sonrasında 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamasının 01.09.1997 tarihinde ilan edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ili ... Mahallesi 6680 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidine göre orman olduğunu, taşınmazın evveliyatının da orman olduğunu, ormanların zamanaşımı ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, T.C. Anayasa'sının Devlet ormanlarını koruma altına aldığını, Devlet ormanlarının daraltılamayacağını belirterek, dava konusu ... ili ... Mahallesi 6680 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil, müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu ... ili...Mahallesi 6680 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit ve 2/B hattının orman sayılan bölümünde orman alanı içinde kaldığı anlaşılmakla tapu iptal tescil talebinin kabulüne, davalının geçerli sicil kayıtlarında malik olması sebebiyle elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın ilk sicil oluşum belgeleri ile tüm tedavüllerini gösteren tapu kütük sayfalarının onaylı suretleri ve özellikle yörede 1972-1974 yıllarında kesinleştiği açıklanan orman tahdit tutanakları ile var ise yörede yapılan başkaca tüm orman tahdit, aplikasyon ve 2/B uygulaması çalışmalarına ilişkin tüm harita ve tutanaklar ile işe başlama ve bitirme tutanaklarının, askı ilan cetvellerinin ilgili birimlerden dosya içine getirtilmeden, taşınmaza ilişkin ilk sicil kaydı hükmen oluşmuş ise, ilgili hükmün taraflar yönünden kesin hüküm veya güçlü delil niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeden; davacı tarafın dayandığı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2014/283 Esas, 2014/325 Karar sayılı (bozma öncesi 2007/400 Esas sayılı) dosyada verilen hükme esas krokinin, dava konusu taşınmaza uygulanmasına ilişkin bilirkişi heyetinden denetime elverişli krokili rapor alınmadan; orman kadastrosunun, arazi kadastrosundan sonra yapıldığının tespiti halinde, mükerrer kadastro yasağı gözetilerek, dava konusu taşınmazın orman rejimi karşısındaki durumu yukarıda ayrıntıları açıklanan araştırma, inceleme ve uygulama sonucuna göre netleştirilmeden, kabule göre 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi gereğince, davacı ... İdaresinin harçtan muaf hale gelmesine rağmen, davacı ... İdaresi aleyhine nisbi karar harcına hükmedilmesinde isabet bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; dava konusu ... ili...Mahallesi 6680 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tapuda arsa vasfında olup taşınmazın 180,49 metrekare yüzölçümlü olduğu, arazi kadastro paftası, orman tahdit haritası, memleket haritası ile amenajman haritasını aynı ölçek altında eşitlenerek çakıştırılması sonucunda davaya konu 6680 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit hattının orman sayılan bölümünde orman alanı içinde kaldığı, memleket haritasında yapraklı orman sayılan alanda kalması amenajman haritasında OT rumuzu ile gösterilen ve orman toprağı ifade edilen alanda kaldığı ve orman sayılı yerlerden olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ... adına kayıtlı ... Merkez ... Mahallesi 6680 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının müdahalesinin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, kararın davacı ... İdaresi ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın ilk olarak 1972 yılında yapılan ve 02.07.1973 tarihinde ilan edilerek 1974 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile oluşan orman tahdit sınırları içinde kaldığının; yine 1996 yılında yapılan orman tahdit sınırlarının aplikasyonu ve 2/B uygulamalarının 01.09.1997 tarihinde askıya çıkarılması ile 6 aylık askı ilan süresinin sonunda kesinleşen orman tahdit sınırlarının içinde tespit edildiğinin, dava konusu taşınmazın bu çalışmada da orman tahdit sınırları dışına çıkartılmadığının; 03.02.2017 tarihinde açılan eldeki dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosuna ve aplikasyonuna karşı dava açılmadığının, buna karşılık eldeki dava tarihi itibarıyla davalı adına geçerli tapu kaydı bulunduğunun anlaşılmasına göre, ayrıca aynı bölgede, aynı konuda davacı ... İdaresi ile başkaca davalı şahıslar arasında başka parsellere ilişkin olarak görülen davalar sonuncunda Dairece verilen istinaf kararlarının onanarak kesinleştiği dikkate alınarak, Mahkemece davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulüne, men'i müdahale talebi yönünden reddine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gözetilerek davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı İdare lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın reddi oranında davacı İdareden tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekirken, davalı tarafından yapılan tüm yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesinde; yine davanın reddi oranında davalı lehine vekalet ücretine karar vermek gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsiz ise de, bu hususlarda taraf vekillerinin istinaf itirazlarının olmaması, anılan eksikliklerin kamu düzenine aykırılık oluşturmaması nedeniyle, bu yönlerden kararda düzeltme yapılmadığı gerekçesiyle, istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 . maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.