Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/369 K.2025/3421
8. Hukuk Dairesi 2024/369 E. , 2025/3421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/398 E., 2023/855 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/211 E., 2023/8 K.
Taraflar arasındaki adastro tespitinden önceki nedene dayalı tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
...Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro sonucu, 192 ada 8 parsel sayılı 6432,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğinde; 192 ada 9 parsel sayılı 5950,92 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde; 192 ada 10 parsel sayılı 4286,03 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde; 192 ada 11 parsel sayılı 3455,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğinde; 192 ada 12 parsel 4173,77 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, tarla niteliği ile davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiş ve bu tespit 25.12.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyünde bulunup tapuda 30.04.1975 tarih, cilt 217, sahife 78, Sıra No: 46'da kayıtlı 23.000 m² yüzölçümlü taşınmazın Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.1975 tarih ve 1973/42 Esas - 37 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile Hazine adına tapuya tescil edildiğini, ... köyünün daha sonra ...köyü olarak ayrıldığını ve yapılan çalışmalarda Hazineye ait tapu kaydının bulunmadığı gerekçesiyle herhangi bir parsele revizyon görmediğini, Samsun Defterdarlığı'nın yaptığı araştırma sonucunda taşınmazların ...köyü 192 ada, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel numaraları ile ...varisleri adına tescil edildiğini, buna göre askı ilan cetvelinde 292 ada 8 parselin ...'a, 9 parselin ...'a, 10 parselin ...'a, 11 ve 12 parsellerin ise ...adına tespit edildiğini ileri sürerek, belirtilen şahıslar adına yapılan tespit ve tescilin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kabulü ile ...Mahallesi 192 ada 8, 9, 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline dair hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... davacının dayandığı tapu kaydı tevzi tapusu olduğu halde tevzi tapusuna ait ölçekli harita, kroki, tevzi dağıtım cetvelleri, belirtmelik ve tablendikatif tutanakları, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.1975 tarihli 1973/42 Esas- 1975/37 Karar sayılı hüküm dosyası, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve varsa bu tutanaklara kadastroda uygulanan tapu ve dayanak kayıtları ölçekli harita, kroki, tevzi dağıtım cetvelleri, belirtmelik ve tablendikatif tutanaklarının getirtilmediği, usulünce keşif yapılara mahalline uygulanmadığı, tevzi krokisinin fen bilirkişi tarafından taşınmazlara ait kadastro paftası ile aynı ölçekte çakıştırılmadığı, yine görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte ise tapu uygulamasının hiç yapılmamış olduğu, çekişmeli taşınmazların tevzi tarihinden önce davalıların murislerinin zilyetliklerinde olup olmadığı, tevzi tarihinde davacıların murisi açısından kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılmadığı ..." gerekçeleriyle kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; "... davalı ..., dava konusu taşınmazdaki hissesini dava devam ederken devrettiğinden ve davacı taraf davaya yeni malike karşı devam edeceğini bildirdiğinden bu davalı aleyhine açılan davanın HMK 114/1-d maddesi gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, çekişmeli taşınmazların tevzi tapusu kapsamında kalan bölümlerinin tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar Kadastro Kanunu'nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği, tevzi tapusu kapsamında kalmayan bölümler yönünden davalıların zilyetlik nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve ...Mahallesi 192 ada 8 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi...' in 27.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.112,78 m²'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, ...Mahallesi, 192 ada 9 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi...' in 27.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.973,81 m²'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, ...Mahallesi, 192 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ...Mahallesi, 192 ada 11 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi...' in 27.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.558,44 m²'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, ...Mahallesi, 192 ada 12 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi...' in 27.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 975,46 m²'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından, "taşınmazın, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/42 Esas, 1975/37 Karar sayılı kararı ile Hazine adına tescil edildiği, ... köyünün daha sonra ...köyü olarak ayrılması üzerine yapılan kadastro çalışmalarında söz konusu taşınmazın herhangi bir parsele revizyon görmediği ve davalılar adına senetsizden tescil edilmiş olduğu, bu durumun idarece tespiti üzerine açılan bu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların bir kısmının tevzi haritası içerisinde bir kısmının tevzi haritası dışında kaldığının ifade edildiği ve ilk derece mahkemesince buna göre davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, ancak dava konusu taşınmazların tamamının tevzi haritası içerisinde kalmakta olup söz konusu bu bilirkişi raporunun eksik inceleme neticesinde düzenlenmiş olduğu, yine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 2020/113 E., 2020/869 K. sayılı kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden ve gerekli araştırma yapılmadan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu," iddiasıyla; davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından ise, "davacı Hazinenin dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddia etmesinin hukuken geçerli bir sebebi olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından kısmen bu talep doğrultusunda hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığı, zira müvekkillerinin Kadastro Kanunu’na göre dava konusu taşınmazların adlarına tespit ve tescili için gerekli olan tüm yasal şartları taşıdıkları için Kadastro Müdürlüğü tarafından taşınmazların müvekkilleri adlarına tespit ve tescil edilmiş olduğu, kadastro tespitinden 27 yıl önce verilmiş olan ilanın müvekkillerinin zilyetliğe dayalı mülkiyet hakkını elde etmelerine engel olarak kabul edilemeyeceği, müvekkillerinden ...'ın dava konusu taşınmazı iyi niyetle iktisap eden 3. kişi konumunda olup onun yönünden iş bu davanın her halükarda reddedilmesi gerektiği,, zira TMK. md. 1023 gereği iyiniyetli malikin iktisabının korunması gerektiği, TMK md. 3’e göre esas olan iyi niyetin varlığı olduğu, tüm bu hususlar göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken değerlendirmede hataya düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı esastan reddine karar vermiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından, "istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle" temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.