Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/146 K.2025/3319
8. Hukuk Dairesi 2024/146 E. , 2025/3319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/40 E., 2023/209 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 510 parsel sayılı 2.642 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 192 ada 2 parsel numarasıyla 2.588,60 m² yüzölçümlü olarak; davacıya ait 511 parsel sayılı 4.689,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 192 ada 3 parsel numarasıyla 4.023,36 m² yüzölçümlü olarak; davalı ...’e ait 514 parsel sayılı 1.047,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 192 ada 4 parsel numarasıyla 1.041,08 m² yüzölçümlü olarak, 512 parsel sayılı 3.541,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 192 ada 6 parsel numarasıyla 3.645,01 m² yüzölçümlü olarak ve davalı ...’ya ait 513 parsel sayılı 1.097,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, 192 ada 5 parsel numarasıyla 1.123,52 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıya ait Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 3 parsel (eski 511 parsel) sayılı taşınmazın yapılan yenileme çalışmaları sonucunda yüzölçümünün yaklaşık 665,64 m² azaldığını, geometrik şeklinin değiştiğini, buna karşılık davalılara ait 192 ada 2 parsel, 192 ada 4 parsel, 192 ada 5 parsel ve 192 ada 6 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün arttığını ve sınırlarının değiştiğini ileri sürerek; işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... cevaplarında; davada herhangi bir kusurlarının olmadığını, kendi taşınmazlarının yüz ölçümünde de azalma olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davada herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, orman sınır noktalarında idare lehine bir genişleme olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 18.05.2015 tarihli rapor ve bu rapora ekli Ek-2 krokisi de göz önünde bulundurularak (A) harfi ile gösterilen 52,97 m²'lik kısmın davalıya ait 192 ada 4 parselden (eski 514) ayrılarak davacıya ait 192 ada 3 parsele (eski 511) ilavesine, (C) harfi ile gösterilen 273,89 m²'lik kısmın tescil harici devlet ormanı sınırlarından çıkarılarak davacıya ait 192 ada 3 parsele (eski 511) ilavesine, (D) harfi ile gösterilen 149,4 m²'lik kısmın tescil harici devlet ormanı sınırlarından çıkarılarak davacıya ait 192 ada 3 parsele (eski 511) ilavesine, (B) harfi ile gösterilen 49,17 m²'lik kısmın davacıya ait 192 ada 3 parselden (eski 511) ayrılarak devlet çam ormanına ilavesine, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 4 parselin ve 192 ada 3 parselin 3402 sayılı Kanun'un 22/a uygulaması sonrası tutulan uygulama tutanağında yüzölçümü 192 ada 3 parselin 4450,49 m², 192 ada 4 parselin 988,11 m² olarak düzeltilerek tesciline dair ilk karar, davalı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli ve 2015/16505 Esas, 2017/4184 Karar sayılı ilamıyla; ".... Ormanların mülkiyetinin Hazineye, kullanım hakkının ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu, çekişmeli taşınmazlar arasında devlet çam ormanının bir kısmının da bulunduğu anlaşıldığından Orman Yönetimi ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan Hazineye husumet yöneltilerek, dava şartlarından olan taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği açıklanarak, taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilerek tarafların iddia ve savurmaları doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda verilen, davanın kabulüne ve harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 18.05.2015 tarihli rapor ve bu rapora ekli Ek-2 krokisi de göz önünde bulundurularak (A) harfi ile gösterilen 52,97 m²'lik kısmın davalıya ait 192 ada 4 parselden (eski 514) ayrılarak davacıya ait 192 ada 3 parsele (eski 511) ilavesine, (C) harfi ile gösterilen 273,89 m²'lik kısmın tescil harici Devlet Çam Ormanı sınırlarından çıkarılarak davacıya ait 192 ada 3 parsele (eski 511) ilavesine, (D) ile gösterilen 149,4 m²'lik kısmın tescil harici Devlet Çam Ormanı sınırlarından çıkarılarak davacıya ait 192 ada 3 parsele (eski 511) ilavesine, (B) ile gösterilen 49,17 m²'lik kısmın davacıya ait 192 ada 3 parselden (eski 511) ayrılarak Devlet Çam Ormanı'na ilavesi suretiyle 3402 sayılı Kanun'un 22/a uygulaması sonrası tutulan uygulama tutanaklarının Muğla ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 3 parselin 4450,49 m², Muğla ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 4 parselin 988,11 m² olarak düzeltilerek tapuya tesciline dair ikinci karar, davacı vekili ile davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ...' ün temyizleri edilmesi üzerine Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/8145 Esas, 2022/220 Karar sayılı ilamıyla; ".... somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, kararın gerekçe bölümünde dava konusu taşınmazlardan 192 ada 2, 5 ve 6 parseller yönünden davanın reddine karar verildiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında bu parseller hakkında hüküm kurulmamak suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe bölümü arasında çelişki oluşturulmasının doğru görülmediği, kabule göre de, yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, şöyle ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdidine göre durumu ile taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmediği açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmesi, tutanaklardaki anlatımların değerlendirilmesi, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişkinin tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmesi, taşınmazların kesinleşmiş orman tahdidine göre durumunun tereddütsüz biçimde belirlenmesi, taşınmazların tahdit dışında olduğunun anlaşılması halinde ise, taşınmazların öncesinin yukarıda sayılan belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazın 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması, zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi, yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi, taşınmazların gerçek eğiminin klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmesi, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı hususlarını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınması ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastro sınırları, gerekse 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sınırlarının orman sınırları dışında kaldığı, dava konusu 192 ada 3 parselin kuzey doğusunda orman ile sınırında 1953, 1959 ve 1964 tarihli hava fotoğraflarında sabit bir sınır bulunmadığı, keşif esnasında alınan beyanlarda sabit sınır bulunmadığı yönünde anlatımların olduğu, bu nedenle davacı taşınmazın kuzey doğusunda bulunan orman ile sınırının geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiğinden güncelleme ekibince sabit sınır tipinde yapılan sınırlandırmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, 192 ada 3 parselin 192 ada 4 parsel ile sınırında 1953, 1959 ve 1964 tarihli hava fotoğraflarında sabit sınır (tonç) olduğuna dair emarelerin bulunması, bu sınırın ilk tesis kadastro sınırıyla uyumlu, 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uygulaması ile uyumsuz olduğu, bu sınırda ilk tesis kadastro sınırlarına uyulması gerekirken uygulama kadastrosu ile yapılan hatalı sınırın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 3 parsel (eski 511 parsel) sayılı taşınmazın 30.12.2014 tarihli Kadastro Komisyon Kararının ve Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 4 parsel (eski 514 parsel) sayılı taşınmazın uygulama tespitinin ayrı ayrı iptaline; bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.10.2023 havale tarihli rapor ve raporun ekinde Ek-17'de yer alan Koordine Özetli Alan Hesabı başlıklı belgede (B) harfi ile gösterilen 241,39 m²'lik kısmın "tescil harici devlet çam ormanından" çıkartılarak, yine (C) harfi ile gösterilen 64,78 m²'lik kısmın davalı ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 4 parsel (eski 514 parsel)'den çıkartılarak davacıya ait Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 3 parsel (eski 511 parsel)'e eklenmek suretiyle Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 3 parsel (eski 511 parsel) sayılı taşınmazın 4329,53 m² olarak tapuya tesciline; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 4 parsel (eski 514 parsel) sayılı taşınmazın 976,30 m² olarak tapuya tesciline; davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine; dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 2 parsel (eski 510 parsel) sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline; dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 5 parsel (eski 513 parsel) sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline; dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 192 ada 6 parsel (eski 512 parsel) sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun' un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.