Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5191 K.2025/3062

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5191 📋 K. 2025/3062 📅 16.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5191 E.  ,  2025/3062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/22 E., 2024/28 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1 parsel sayılı 1.337.433.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmış ve 117 ada 76 parsel sayılı 47.935,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2012 tarihli ve 2010/18 Esas, 2012/22 Karar sayılı ilk kararı ile, davanın kabulüne ve dava konusu 102 ada 1 ve 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazların sırasıyla tarla ve çayır niteliği ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.09.2012 tarihli ve 2010/18 Esas, 2012/22 Karar sayılı ilk kararı, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.02.2014 tarihli ve 2014/1418 Esas, 2014/1329 Karar sayılı ilamıyla; "yöntemine uygun şekilde mera ve zilyetlik araştırması yapılması " gereğine değinilerek bozulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 29.08.2018 tarihli ve 2014/19 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararla, davanın kabulüne ve dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.08.2016 tarihli rapor ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 20.248,03 metrekarelik bölümünün bu parselden ifrazı ile aynı adada yeni bir parsel numarası verilmek sureti davacı ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, kalan kısmının tespit gibi tesciline, dava konusu 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2022/637 Esas, 2022/2146 Karar sayılı ilamıyla; "... dava ve temyize konu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına ekli fotoğrafların incelenmesinde, çekişmeli taşınmaz bölümü ile taşınmazın mera olduğu belirtilen bölümü arasında sabit sınır ve doğal ayırıcı unsur bulunmadığı ve bu haliyle ziraat bilirkişi raporu ile fotoğrafların çeliştiği, öte yandan, çekişmeli taşınmaz bölümünün doğu- güney ve batı sınırı mera arazisi olduğundan temyize konu taşınmaz bölümünün de meradan açıldığının kabulünün zorunlu olduğu, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi neye ulaşırsa ulaşsın, bu zilyetliğe değer verilmesi hukuken mümkün olmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edileceği" hüküm altına alındığı, dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davacı ... adına 119 ada 1 ve 117 ada 82 parsel sayılı taşınmazlar ile temyiz incelemesine konu bu dosyada temyize konu edilmeyen ve davacı adına tescil kararı verilen 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü miktarı göz önünde bulundurulup 40/100 dönüm norm sınırına dikkat edilmemiş olmasının ve ayrıca kabule göre de; taşınmazın kabul kararı verilen (A) bölümü dışında kalan taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmemiş olmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; açıklanan sair hususların yanı sıra Mahkeme kararının gerekçesinin bulunmadığını ve norm miktar değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacının irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin bulunduğunu belirterek, bu sebepler ve re'sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalı Hazine lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının eksik olduğunu ileri sürerek, hükmün bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve hükmüne uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.
İlk Derece Mahkemesinin 29.08.2018 tarihli ve 2014/19 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararıyla, kadastro çalışmaları sırasında ham toprak vasfıyla Hazine adına tespiti yapılan 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, anılan taşınmazın çayır vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu karara karşı Hazine tarafından temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle, bu parsel Dairemizin bozma ilamına da konu edilmemiş ve bozma ilamında ayrıca bu durum açıkça belirtilmiş ve böylelikle anılan taşınmaz hakkında verilen karar kesinleşmiştir.
Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, hakkındaki hüküm kesinleşmiş bulunan bu parsel yönünden yeniden karar verilmek suretiyle hem infazda tereddüde sebebiyet verilmiş, hem de hüküm fıkrası kendi içinde çelişkili hâle getirilmiştir. Zira, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde davacı ...’in davasının reddine karar verilmişken, (3) numaralı bendinde bu kez 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiş ve böylece infazda tereddüt oluşturulduğu gibi, hükmün kendi içinde çelişmesine de sebep olunmuştur.
Açıklandığı şekilde, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturma yükümlülüğüne aykırı hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "davasının" kelimesinden sonra "102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden" kelimelerinin eklenmesine ve hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.