Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5552 K.2025/2946

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5552 📋 K. 2025/2946 📅 15.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5552 E.  ,  2025/2946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/1 E., 2024/8 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen davanın kabulüne dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4 üncü maddesi ve 6645 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 29 ncu maddesiyle 4706 sayılı Hazineye ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunda Değişiklik yapılması Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 18 inci maddesi hükümleri uyarınca yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi Kepez mevkii çalışma alanında bulunan 1165 ada 5 parsel sayılı 600,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kullanıcısının kim ya da kimler olduğu belirlenemeksizin arsa niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek tapuda adına kullanıcı şerhi verilmesi talebiyle dava açmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;"...somut olayda delillerin değerlendirilmesinde davacının dava konusu 1165 ada 5 parsel nolu taşınmazın kendi kullanımında olduğunu iddia ettiği, yapılan keşifte alınan taşınmazın uzun yıllardır davacının kullanımında olduğuna ilişkin beyanlar, bilirkişi raporları, mahkeme gözlemi de göz önüne alındığında dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğu..." gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1165 ada 5 parselin beyanlar hanesine var olan beyanlar korunarak "23.04.2015 tarihinde ...'in kullanımındadır." şerhinin eklenmesine karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın 23.04.2015 tarihinde davacı ...'in kullanımında olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu..." belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 13.09.2023 tarihli ve 2022/6888 Esas, 2023/4343 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve beyanlar incelendiğinde davacının taşınmazı fiili olarak kullandığını yada arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde fiili hakimiyetini gösteren Dairemizin birçok emsal kararında da belirtildiği gibi samimi, belirgin ve devamlı sahiplenme arzusunu ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının dava konusu yerin zilyetliğini bir başkasından haricen satın almış olması davacının fiili zilyetliğini ve samimi sahiplenme arzusunu ortaya koymaktan uzaktır. Yapılan keşif sonucu düzenlenen tutanakta da taşınmazın boş arazi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken Yasanın aradığı fiili kullanımı açıklamaktan uzak, soyut nitelikte yerel bilirkişi beyanlarına değer verilip yazılı şekilde kabul kararı verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1165 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 2/b uygulama kadastro tutanağının tespit gibi maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, iş bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.