Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1013 K.2025/2877

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1013 📋 K. 2025/2877 📅 14.04.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1013 E.  ,  2025/2877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1065 E., 2023/303 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kamu düzenine ilişkin kurallar gözetilerek kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 26.09.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain, sınırlarını bildirdiği iki parça taşınmaza imar ihya edilmek suretiyle uzun yıllardır zilyet olunduğunu, taşınmazların irsen intikal ve taksim sonucu müvekkiline kaldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca mülkiyet kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunda dava tarihinden uzun süre önce dava konusu yerde imar ve ihya olduğunun belirtilmiş olması, bilirkişi heyeti raporunda ise dava konusu yer üzerindeki binanın ve meyve ağaçlarının yaşı, dava konusu taşınmaza komşu parsel olan taşınmazın davacı adına kayıtlı olması hususu göz önüne alındığında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. ve 4721 sayılı Kanun'un 713/1.maddesi uyarınca bir taşınmazın zilyetlik yoluyla edinilmesi şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ili, ... ... Mahallesi ... mevkinde bulunan, 03/10/2019 tarihli fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen 9.511,47 m²lik taşınmazın ve (B) harfi ile gösterilen 881,79 m²lik taşınmazın yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; işbu karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Mahkemece toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazların daha öncesinde yapılan ve kesinleşen tesis kadastrosu çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı, bilirkişi raporunda (A) ve (B) ile gösterilen hükme konu yerler bakımından jeodezi bilirkişi raporunda 1984 yılında; taşınmazların sınırlarını belli eden hatların göründüğü, tarım vb amaçlı kullanımda olduğu, imar ihya edildiği, A içinde ev2, odunluk ve ahır'ın, (B)'nin içinde samanlığın bulunduğu, (bu yılda dahi yapıların bulunduğu), 2002 yılında taşınmazların sınırlarını belli eden hatların göründüğü, tarım vb amaçlı kullanımda olduğu, imar ihya edildiği, (A) içinde ev1, ev2, odunluk ve ahır'ın, (B)'nin içinde samanlığın bulunduğu, (bu yılda da yapıların bulunduğu), 2008 yılına google earth fotoğrafına göre taşınmazların tümünde imar ihyanın olduğu, tarım amaçlı ekilip sürülen yerlerden olduğu, tüm yapıların bulunduğu (yapıları halen bulunduğu), ziraat bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen yerin; 35-40 yılı aşkın süredir tarım arazisi ve bağ olarak kullanıldığı, toprağın işlenerek ve çeşitli tarımsal girdiler kullanılarak bitki besin elementlerince zengin hale getirildiği, bakımının yapıldığı, 2. sınıf kuru tarım arazisi vasfında olduğu, bağ olarak kullanıldığı, üzerinde 30-35 yaşlarında 1 adet dut, 15-20 yaşlarında 1 adet erik, 20-25 yaşlarında 1 adet badem, 8-10 yaşlarında 1 adet kayısı ağacı ile 20-25 yaşlarında yaklaşık 100 adet bağ omcası (üzüm) dikili bulunduğu, etrafının taş duvar ve dikenli tel ile çevrili olduğu, (B) ile gösterilen yerde meyveli meyvesiz ağaçlar ve sebze bitkisi ekili olup, yaklaşık 35-40 yılı aşkın süredir tarım arazisi (bahçe) olarak kullanıldığı, toprağın işlenerek ve çeşitli tarımsal girdiler kullanılarak bitki besin elementlerince zengin hale getirildiği, bakımının yapıldığı, 2.sınıf sulu tarım arazisi (bahçe) vasfında, bahçe olarak kullanıldığı, ayrıca 2 adet ev, 1 adet odunluk ve ahır bulunduğu, üzerinde 10-15 yaşlarında 1 ayva, 8-10 yaşlarında 3 elma, 15-20 yaşlarında 3 elma, 25-30 yaşlarında 2 elma, 15-20 yaşlarında 2 armut, 20-25 yaşlarında 3 erik, 10-15 yaşlarında 1 erik, 10-15 yaşlarında 5 vişne, 35-40 yaşlarında 2 dut, 20-25 yaşlarında 2 dut, 10-15 yaşlarında 1 dut ağacı, 10-15 yaşlarında 4 adet bağ omcası, 8-10 yaşlarında 3 kavak ağacı, yaklaşık 100 m²lik alanda sebze ekili olduğu, ayrıca 1 adet su kuyusu ve 1 adet samanlık bulunduğu, üretim girdi ve tekniklerinin uzun yıllardan beri ve halen uygulandığı, etrafının taş duvarla çevrili olduğu, taşınmazların her ikisinin de 35-40 yıl öncesinde imar ihyasının yapıldığı, özel mülkiyete elverişli olduğu, inşaat bilirkişi raporundan, taşınmazlarda bulunan yapıların 25-30, 35-40 yıllık olduğu, keşifte elde edilen beyanlardan mülkiyetin davacı nezdinde oluştuğu, bu nedenle aktif dava ehliyeti sorunu bulunmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında; davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı kuralları uyarınca taşınmaz iktisabı koşullarının oluştuğu, ancak hükümde taşınmazların tescil vasfının belirtilmesi gerektiği halde tesciline karar verilen taşınmazların vasıflarının belirtilmediği, kamu düzenine ilişkin olan bu hususun düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin yönünün de açıkça istinaf sebebi yapılmadığı" gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne, ... ili, ... ... Mahallesi ... mevkinde bulunan, 03.10.2019 tarihli fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen 9.511,47 m²lik taşınmazın "1 adet betonarme ev, 1 adet yığma taş ev, ahır, susuz tarla ve bağ" vasfıyla ve (B) harfi ile gösterilen 881,79 m²lik taşınmazın "samanlık ve bahçe" vasfıyla ayrı ayrı yeni parsel numaraları verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tescil istemine ilişkindir.
Somut olayda; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel sorgu sayfası ile TAKBİS sisteminden yapılan araştırmada, çekişmeli taşınmazlar hakkında karar tarihinden önce ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1680 ada 1 ve 1681 ada 1 parsel numarası altında tapu kayıtları oluştuğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince anılan tapu kayıtlarının hangi yolla oluştuğu araştırılıp, gerekirse tapu maliklerinin de davada taraf olarak yer alacağı hususu değerlendirilerek, usul ve esas hükümleri düşünülüp, toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, bu durumun gözardı edilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiş, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığında karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle;
Davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.