Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3283 K.2025/2888
8. Hukuk Dairesi 2024/3283 E. , 2025/2888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/67 E., 2021/51 K.
DAVA TARİHİ : 20.09.2012
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan, doğusu, batısı, güneyi ve kuzeyi 339 parsel ile çevrili, yaklaşık 10 dekar yüzölçümlü taşınmaz ile aynı mevkide ve doğusu tapulama harici yer ve 3 ve 4 parsel, batısı, güneyi ve kuzeyi 339 parsel ve tapulama harici yer ile çevrili taşınmazın davacı tarafından tapulama tespitinden sonra 1989 - 1990 yıllarında imar ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini, 1990 yılından itibaren de nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla tarla haline getirilen taşınmazların davacı tarafından ekip biçmek suretiyle kullanıldığını belirtilerek, taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunarak, dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davanın reddine dair ilk karar, davacı vekili ile davalılardan Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2019 tarihli ve 2016/5426 Esas, 2019/10158 Karar sayılı ilamıyla; "... davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, karşı tescil talebi hakkında hüküm kurulmadığı ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının reddine, Hazine'nin karşı tescil talebinin kısmen kabulüne ve ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve hükme esas alınan fen bilirkişisince tanzim edilen (...-Harita Mühendisi) 03.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda ve ekindeki krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen yerler bakımından davanın kabulüne, (D) ile gösterilen yer bakımından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporunda ve ekindeki krokide (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımlar bakımından Hazinenin karşı tescil talebinin kabulüne, (D) harfi ile gösterilen yer bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, temyiz incelemesi sırasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfası üzerinde yapılan sorgulama sonucunda (A), (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımların 175 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde, (B) harfi ile gösterilen kısmın tescil dışı alan içinde göründüğü anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ekindeki kroki de eklenmek suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tescil davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği ve tapuda kayıtlı 175 ada 1 parsele isabet edip etmediği belirlenmeli, ayrıca adı geçen birimlerden taşınmazın ilk oluşumundan itibaren tüm tapu kayıtlarının ve tapu kütük sayfasının, tapu kadastro sonucu oluşmuş ise kadastro tespit tutanağının onaylı sureti getirtilerek tapunun ilk oluşum tarihi tespit edilmeli, çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılırsa 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26 ve 27. maddeleri gözetilerek davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemelerine ait olacağı düşünülmeli, taşınmazın dava tarihinden önce veya sonra Hazine adına idari yoldan tapuya kaydedildiği saptandığı takdirde Hazinenin karşı tescil talebinin konusunun kalıp kalmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.