Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1203 K.2025/2935
8. Hukuk Dairesi 2025/1203 E. , 2025/2935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1537 E., 2022/1652 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 101 ada 1 sayılı parsel ile Mahmuthisar mahallesinde bulunan 5597 ve 5598 parsel sayılı taşınmazların orman olarak tesbit edildiğini, taşınmazların kendisine ait olduğunu, taşınmazların bir kısmını 2006 yılında, bir kısmını da 2009 yılında muhtar senedi ile 50 yılı aşkın bir zamandır nizasız fasılasız zilyet ve tasarrufunda bulunduran sahibinden satın aldığını, 2016 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında muhtar ve bilirkişilerin yanlış beyanı ile kendisine ait olan taşınmazların Orman İdaresi adına tescil edildiğini, bu yerlerin halen zilyedinde bulunduğunu ve ekip biçtiğini belirterek, taşınmazların adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "... bilirkişi raporunda dava konusu ... mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman parseli içerisinde yer aldığı, Mahmuthisar mahallesi 5597 ve 5598 sayılı parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, bu nedenle özel mülkiyete konu ormanlık alanın zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davacının kazanımının da söz konusu olmadığı ..." gerekçesiyle verilen, davacının davasının reddine dair karara karşı, davacı vekili tarafından, "... dava konusu arazinin tapusuz olması sebebiyle taşınır hükümleriyle devrinin mümkün olduğu, bu sebeple mülkiyetin davacıya geçtiğinin kabulünün gerektiği, kadastro işlemiyle birlikte söz konusu arazinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman arazisi olarak tescil edildiği, ancak söz konusu arazinin önceden veya kadastro sırasında orman arazisi olmadığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi olduğunun belirtildiği, fen bilirkişi raporunda 1960 tarihli memleket haritasında (A) harfi ile gösterilen yerin yeşile boyalı olmayan kısma isabet ettiğinin belirtildiği, ancak orman mühendisi bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği ..." iddiasıyla istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Hazinenin davaya dahil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için, sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından, "davada Hazine ile Orman İdaresinin ayrı ayrı vekillerle temsil edildiği, ancak kararda vekalet ücretinin hangi vekil yararına hükmedildiğinin açık olmadığı, hukuken her bir davalı taraf lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... Orman İdaresi ile Hazinenin zorunlu dava arkadaşı olması nedeniyle davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığı ..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından, "Orman İdaresi ile Hazinenin zorunlu dava arkadaşı olmadığı, tüzel kişiliklerin farklı olduğu, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.