Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/346 K.2025/2772
8. Hukuk Dairesi 2024/346 E. , 2025/2772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1448 E., 2023/1503 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/48 E., 2022/99 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 30.10.1987 tarihinde ilan edilen kesinleşmiş orman sınırı dışında kalmış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması, 26.05.2015 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 4999 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik 9 uncu maddesi kapsamında fenni hataların düzeltilmesi çalışması bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1970 yılında yapılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesine göre 2020 yılında yapılan kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 312 ada 16 parsel sayılı taşınmaz senetsiz olarak, 18.716,05 m² yüzölçümü, çalılık vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine; "Bu parsel içindeki zeytin ağaçları ...'ye aittir" ve "Bu parsel 2. derece doğal sit alanı içinde kalmaktadır" şerhleri verilmiştir. Yapılan tespite karşı davacı ... ve dava dışı kişilerce Kadastro Komisyonuna itiraz edilmiş ve Komisyonca 10.12.2020 tarihinde, şahısların itirazı reddedilmiş ancak taşınmazın zemin incelemesinde çamlık ve çalılık vasfında olduğunun tespit edildiği ayrıca parsel üzerinde muhdesat olarak gösterilen zeytin ağaçlarının olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, parsel üzerinde muhdesat olarak gösterilen muhdesatın terki ile çamlık ve çalılık vasfı ile müstakilen Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili, ... ili ... ilçesi ... mahallesi 312 ada 16 parsel sayılı taşınmazın vekil edeninin annesi tarafından zilyet edilirken, 1980 yılında annesinin yaptığı taksim sonucu müvekkiline bırakıldığını, taşınmaza 1960 yıllarında murisçe zeytin ve harnup ağaçları dikildiğini, taşınmazın müvekkiline geçtikten sonra, 1980 yılında 30'dan fazla zeytin ağacı dikildiğini, bakımı ve hasadının müvekkili tarafından yapıldığını belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile vekil edeni adına tapuya tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "taşınmazın hiçbir zaman tarımsal amaçla kullanılmadığı, uzun süre toprak işlemesi yapılmamış üzerinde ekili-dikili kültür bitkisi bulunmayan taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı, toprak yapısı ve bitki örtüsü dikkate alındığında %12'den fazla eğimli olan taşınmazın 1974-2021 yılları arasında orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu ve çevresindeki orman arazileri ile bütünlük arzettiği ve eylemli orman niteliğinde olduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği belirtilerek, davanın reddine, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... .. Mevki 312 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.